Vebiki » İnternet Dünyası

  BildiÄŸiniz -veya bilmediÄŸiniz- gibi; Avrupa’nın en büyük video ÅŸirketlerinden biri olan SevenLoad‘un kurucuları Almanya’da yaÅŸayan Türkler. Almanya ve genel olarak Avrupa’da hayli baÅŸarılı olan SevenLoad, Türk pazarı için de çalışmalarını hızlandırdı ve Türk pazarına güzel bir giriÅŸ yaptı.

  Yapısı itibariyle diÄŸer tüm video sitelerinden farklı olan SevenLoad’un, gerçekten de Türk pazarına uygun hale getirilirse oldukça büyük bir potansiyel kazanacağını ve pastanın büyük bölümünü kontrollerine alacaklarını düşünüyorum. Bunun için de hiçbir fedakarlıktan çekinmeyecek gibi görünüyorlar. Zira bunun için de Türkiye’de anlaÅŸabilecekleri ”en doÄŸru insanla” anlaÅŸtılar. KuÅŸkusuz 1-0 önde baÅŸladılar maça.

  Yenilikçi ve genç yapısıyla SevenLoad’un; yine genç ve hareketli bir pazar olan Türkiye’de baÅŸarılı olacağından kuÅŸkum yok. Lakin aldığım bir habere göre öğrencilerin; GiriÅŸim Günleri gibi güzel ve faydalı bir etkinliÄŸe ücretsiz katılabilmeleri için 25 davetiye veriyor SevenLoad. İlgili link burada.

  Kendilerini bu yaklaşımlarından dolayı tebrik ediyor; Erhan’a ve tüm SevenLoad ekibine can-ı gönülden baÅŸarılar diliyorum. Yakın zamanda detaylı bir SevenLoad yazısı hazırlamayı düşünüyordum; bu da kısa bir giriÅŸi olsun.

Yorumlar (0)

  İnternet şirketleri arasındaki satın alımları incelediğimizde; genelde 2 önemli özelliği birden (veya sadece birini) bünyesinde barındırdığını görürüz. Ya kullanıcı sayısı çok fazladır (yani marka bilinirliği oldukça yüksektir), ya da arkasında çok ama çok sağlam bir teknoloji yatıyordur. Bunlardan her ikisinin birden yer aldığı projeler/şirketler/internet siteleri ise zaten paha biçilemez oluyor, büyüdükçe büyüyorlar. Bu kısa yazıda bahsetmek istediğim şey ise 3. özellik. Yani satın alımların; özellikle de küçük çaptaki satın alımların (ülke bazında, xing-çember.net, ebay-gittigidiyor, nokta-izlesene,blogcu vs.) arkasında yatan 3. en önemli etkenden bahsetmek istiyorum.

  Bu özelliÄŸi elbette hepimiz biliyoruz. Ama farkında deÄŸiliz. Maymun iÅŸtahlılığın, giriÅŸimciliÄŸin doÄŸasında olduÄŸunu göz önünde bulundurduÄŸumuzda; pek az giriÅŸimci buna karşı koyuyor ve karşı koyanlar da doÄŸrudan bu özelliÄŸe sahip olmuÅŸ oluyor. Yani tecrübeye, yani piyasada var olma süresine, yani ”bilmem kaç yıldır yayındayız” deme lüksüne. Çünkü bu süre ne kadar fazlaysa o kadar tecrübelisinizdir. Bu süre ne kadar uzunsa o kadar ”ilk’’sinizdir. Bu süre ne kadar fazlaysa marka bilinirliÄŸiniz o kadar fazla; kullanıcı sayınız rakiplerinize oranla o kadar çoktur. Yani baÅŸlarda söylediÄŸim 2 önemli özellik; aslında 3. süyle doÄŸrudan orantılıdır.

  Projeye başlayan girişimcinin, (belki 1 veya 2 yılı doldurmuşken) aklına yeni bir fikir gelir. Başlarda her ikisini de birden yürüteceğini düşünür ve dener. Fakat olmadığını anlayınca (Ki genelde olmaz. Küçük çaptaki girişimcilerin ne mali gücü buna yeterlidir, ne ekibi, ne de sabrı) eski olanı siler, yenisiyle devam eder. Çünkü o eskidir, çünkü yeni fikri daha sıcaktır ve ona daha çok inanıyordur. Öyle olmasaydı bir iş üzerindeyken beyni ona yeni bir fikri hediye etmezdi değil mi?

  GiriÅŸimcilerin en büyük hatası da burada iÅŸte. EÄŸer bir iÅŸe baÅŸladıysanız; onu sürekli kılın. Çünkü süreklilik, bahsettiÄŸim gibi satın alımlardaki diÄŸer özellikleri de ”doÄŸrudan” etkilediÄŸinden baÅŸarı ÅŸansınızı, yüzdenizi devamlı artıracaktır. Piyasada belli bir bilinirliÄŸi ve kullanıcısı olan projeyi büyütmek; sıfırdan bir projeye baÅŸlamaktan hem daha kolaydır, hem de getirisi çok daha fazla olacaktır. Çok çok düz bir mantıkla örnek verecek olursam; elinizde 2 yıllık bir projeniz var. -Burası baÅŸladığımız yer olsun.- Aklınıza yeni bir iÅŸ fikri geldi ve onu yapmaya karar verdiniz. Eskisini kapatıp ona baÅŸladınız. 2 yıl sonra ne oldu? Elinizde 2 yıllık bir proje oldu. Yani baÅŸladığınız yere geri döndünüz. Eskisini kapatmasaydınız ne olacaktı? Elinizde 4 yıllık bir proje olacaktı. Belki bu 4 yıl içinde kendinizi sadece projenize verecek, çeÅŸitli inovasyonlar geliÅŸtirecek ve gün geçtikçe büyüyecektiniz. Åžimdi diyeceksiniz ki ”Aklımıza ondan daha süper bir fikir geldiyse ne yapalım?” Elbette ‘’süper oÄŸlu süper” bir fikir gelirse, yani eskiyle kıyaslanamayacak bir fikirse kapatın ve o süper fikire sıfırdan baÅŸlayın. Ama bunun kararını kendi başınıza vermeyin. OlabildiÄŸince arkadaşınıza, bu iÅŸten anlayan çevrenize danışın. Çünkü sadece kendiniz saÄŸlıklı karar veremezsiniz. EÄŸer öyle olsaydı, eski projenize neden baÅŸladınız? O fikri bulduÄŸunuz zaman o fikir de size süper gelmemiÅŸ miydi? Öyle deÄŸilse neden baÅŸladınız o projeye?

Dediğim gibi, eğer şu anda karar aşamasında olanlarınız varsa eski projenizi kapatmayın. Tıpkı ilk günlerdeki gibi ona inanmaya devam edin. Haa, artık kangren olmuşsa elbette fişini çekin. Ama bu kararı çok iyi verin. Ve bu kararı kendi başınıza vermeyin.

Kısa bir yazı demiştim ama uzattıkça uzattım yine. Sevgiyle kalın efem.

Yorumlar (0)

Bu yıl ikincisi düzenlenen Mashable Open Web Awards’ın adaylık baÅŸvurularından sonra bugün oylamalara geçildi.
Toplam 43.000 civarında baÅŸvurunun yapıldığı yarışmanın 100′den fazla uluslararası blog partneri var. Türkiye’den tek partnerse Vebiki :)

Her gün sadece bir kez oy verebildiÄŸiniz oylamalarda tüm kategorilere katılabilir ya da sadece ilgilendiÄŸiniz konudaki web siteleri arasında oy verebilirsiniz. 26 kategorinin bulunduÄŸu yarışmada oylamalar 30 Kasım’a kadar sürecek. 3 Aralık’ta final oylamaları yapılacak ve ardından 16 Aralık’ta sonuçlar açıklanacak.

İyi olan kazansın :)

Yorumlar (1)

  Yahoo‘nun kurucusu ve son 1,5 yıldır da CEO’su olan Jerry Yang, CEO’luk görevinden ayrıldığını açıkladı. Hepimizin de bildiÄŸi gibi Microsoft’un hisse başına 33 dolarlık; yani tam olarak 47,5 milyar dolarlık teklifini reddeden Yahoo, krizle de birlikte inanılmaz bir düşüşe geçmiÅŸti. Yahoo hisseleri ÅŸu an 10-12 dolar civarında seyrediyor ve yaklaşık olarak 14,5 milyar dolarlık marka deÄŸerine gerilediÄŸi belirtiliyor.

  Kişisel görüşüm, herkes gibi aslında. Yahoo o teklifi reddetmemeliydi. Karizmatik duruşunu perçinlediler belki; fakat sanıyorum kimse krizi hesaba katmamıştı. Yahoo, şimdiden yeni CEO çalışmalarına başladı ve birkaç hafta içinde bu sürecin sonlanacağı da belirtiliyor aynı zamanda.

  Asıl merak ettiÄŸim; bu sürecin Türkiye‘yi nasıl etkileyeceÄŸi. Volkan‘dan en kısa zamanda bir açıklama da beklemiyor deÄŸiliz hani.

Yorumlar (0)

  Bir Hoccam.com kullanıcısı olarak, birkaç gündür bekliyordum deÄŸiÅŸimi. Zira anasayfada ”DeÄŸiÅŸime hazır mısınız?” sloganıyla, güzel efektlerle Hoccam.com’dan  Hocam‘a dönüş vardı. Bugün siteye girdiÄŸimde farklı bir tabloyla karşılaÅŸtım. GeliÅŸtiricilerinden birkaçıyla az çok muhabbetimizin olmasından dolayı; Türkiye çapında bir servis bekliyordum tabii ki. Ama kesinlikle ve kesinlikle Facebook’a bu kadar benzeÅŸtireceklerini tahmin etmiyordum. Servislerin olayı aynı genel olarak bakarsak. Bir Hoccam klasiÄŸi olan forumlar eklenmiÅŸ sadece. ”Kim bakmış, favorilerim, düşeÅŸ”  gibi dating mantığına yönelik özellikleri de devam ediyor. Yani yeni Hocam’ın formülü: %30 Eski Hoccam, %20 Yonja, %50 de Facebook olmuÅŸ.

  Geliştiricilerin bu hareketini kesinlikle yadırgamıyorum bir Vebiki yazarı, internet girişimcisi olarak. Ama tabii eski bir Hoccam kullanıcısı olarak elbette çok yadırgadım; tüm eski Hoccam kullanıcıları gibi.

  Not olarak da belirtelim: Hoccam.com’da sitede ”Cumhur Onat&Ozan Önen Productions” yazarken; Hocam’da sitenin en altında ”Sinerji İnteraktif’in tescilli markasıdır” yazıyor. Cumhur‘un Sinerji İnteraktif ortağı olduÄŸunu düşündüğümüzde bu deÄŸiÅŸimin bir satın alma olup olmadığını da merak etmiyor deÄŸilim. EÄŸer bir satın alım durumu varsa; bu Türk interneti için önemli bir geliÅŸmedir. Sadece bir ”dışa açılım” operasyonu gibi geldi bana ama. Ayrıntılı bilgileri alır almaz paylaÅŸacağım sizinle.  

Yorumlar (4)

  Şu son birkaç ayda, birçok site sahibiyle gerek yüzyüze, gerekse online olarak muhabbet etme durumunda bulundum. Bunlardan çoÄŸu fikir alışveriÅŸi yaptığımız konuÅŸmalardı. KonuÅŸmalarından anladığım kadarıyla, aslında muhabbet etmekten çok hepsinin cevap aradığı ortak bir soru vardı: ”Daha iyi nasıl olabiliriz?”

  Bu siteler arasında irili ufaklı arkadaÅŸlık sitelerinden, Türkiye’de söz sahibi olmuÅŸ (hatta önde gelen) e-ticaret siteleri, video paylaşım siteleri, haber siteleri de vardı. Aklıma gelmeyen birçok dalda site sahibiyle görüşüp konuÅŸtuk. Burada bu konudan bahsetme nedenime gelince..

  Hepsi, ama hepsi, sürekli yenilikler eklediklerinden bahsediyor; birçoÄŸu tasarımını deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olmalarıyla övünüyor, yeni özellikleri kullanıcılarının çok seveceklerinden bahsediyorlardı. Hepsine de aynı soruyu sordum. ”Nereden biliyorsunuz?”  İnanın, hiçbiri bu soruya tam olarak ve istediÄŸim cevabı veremedi.

  Artık eskisi gibi deÄŸil. Alternatifiniz çok. Siz, daha kullanıcı kitlenizle tanışmadan ”bunu çok sevecekler, ÅŸunu çok beÄŸenecekler, ÅŸu özellik kullanım kolaylıklarını artıracak” gibi öngörülerde bulunursanız, uzun vadede çuvallarsınız. Önce bir kullanıcı kitlenizle tanışın. Hem de sonuna kadar. Bunun en mümkün görünen yolu da anketlerden geçiyor. Ne sitesi olursanız olun. Onlara çaktırmadan, yıl içinde çoÄŸu konuda iÅŸinize yarayacak sorular sorun. Onlar hakkında alabildiÄŸiniz kadar bilgi alın. Ne iÅŸ yapıyorlar, hangi sektördeler, akÅŸam yemeÄŸinde ne içmeyi seviyorlar, komediden mi, dramdan mı hoÅŸlanıyorlar, en çok hangi markayı beÄŸeniyorlar, kaç yaşındalar, hangi ÅŸehirde oturuyorlar vs. vs. Aslında bu soruların birçoklarının cevabını üyelik formunu kullanarak da alabilirsiniz. Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Ama sakın haklarında hiçbir ÅŸey bilmeden, onlara ”yenilik” adı altında bazı ÅŸeyler dayatmayın. Bu yeni bir özellik olabilir, farklı bir ödeme sistemi olabilir, yeni bir tasarım olabilir vs. Bu, her ÅŸey olabilir.

  EÄŸer büyük veya küçük herhangi bir kullanıcı kitlesi olan bir siteye sahipseniz, öncelikle bu sorunun cevabını arayın. ”Kullanıcılarımı tanıyor muyum?” EÄŸer tanışmadıysanız önce bir tanışın, tanıştığınıza memnun olun. Sonra onlara göre hareket edersiniz. Kafanıza ve kendi zevklerinize göre deÄŸil. 

Yorumlar (1)

GeçtiÄŸimiz günlerce salakça bir ÅŸekilde kapanan ve arkasında Digitürk’ün olduÄŸu söylenen kapatma olayı; bugün itibariyle son buldu. Blogger ve ona baÄŸlı tüm blogspot uzantılı siteler artık açık.

 

Edit: DNS ayarlarımda hiçbir oynama olmadığı halde ve birçok arkadaşımın da aynı durumda olduÄŸu halde, bu yazıyı yazdığım vakitlerde birkaç saat boyunca hem blogger’ı, hem de blogspot uzantılı blogları kullanabildik. Bunu FF’de yazdığımda açılmadığını söyleyenler oldu, ÅŸaşırdım. Çünkü ben ve görüştüğüm arkadaÅŸlarım rahatça kullanabiliyorduk. Sonra birden biz de kullanamaz olduk. Türk internetini gerçekten seviyorum. Yanlış bilgi verdiÄŸim için de, tüm okuyucularımızdan özür dilerim.

Yorumlar (0)

Bugün Web 2.0 dünyasındaki haberleri teker teker yazmaktansa kısa özetlerle aktarmayı tercih ediyorum.

Indaba, farklı yerlerde ikamet eden müzisyenlerin çalışmalarını daha rahat yapmaları için düşünülmüş bir proje. Bilirsiniz, ÅŸarkılar kaydedilmeden önce her enstrüman tek başına kaydedilir. Daha sonra bir araya getirilir. Indaba sayesinde müzisyenler kayıtlarını kolayca birleÅŸtirip ÅŸarkılarını online olarak oluÅŸturabiliyorlar…

Open Web Awards, Mashable tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Open Web Awards’a 7 farklı dilde 15 ülkeden 50+ blog partnerlik yapacak. Oylama iÅŸlemi bu sene PollDaddy altyapısı üzerinden gerçekleÅŸtirilecek. Program şöyle olacak:

- 5 Kasım, 2008 | Aday başvuruları
- 19 Kasım, 2008 | Çevrimiçi oylama
- 3 Aralık, 2008 | Son oylama
- 16 Aralık, 2008 | Kazananların açıklanması

Yourmini, AOL’ün netvibes türevi 27 Ekim’de kapanıyor. Site yönetimi kullanıcılara diÄŸer rakiplerinden birine taşınmalarını öneren bir e-posta gönderdi.

Lala, MP3.com’un anımsatan tarzıyla baÅŸladığında pek de tutunamamıştı. Ancak site yepyeni haliyle geri döndü. Lala sayesinde yaklaşık 90 cent’e bir ÅŸarkı alabilmenizin yanında 10 cent’e ÅŸarkının kaliteli halini site üzerinden sınırsız olarak dinlemenizi saÄŸlıyor. Bu fikir üzerine farklı görüşler de çoktan sesini duyurdu.

Muxlim.com, Müslümanlar için oluÅŸturulmuÅŸ sosyal aÄŸ sitesi sanal dünya oluÅŸturmayı planlıyor. Second Life gibi sanal dünyaların Müslüman ülkelerde ve birçok orta doÄŸunun büyük bir bölümünde yasaklanmış olması 1 milyonluk kitleye sahip Muxlim’in iÅŸini kolaylaÅŸtıracak gibi görünüyor.

Yorumlar (0)

Daha önce duyurduÄŸumuz Yahoo deÄŸiÅŸikliÄŸinin ardından iGoogle da tasarımını sil baÅŸtan deÄŸiÅŸtirdi…

Sistem yazılan GreaseMonkey scripti ile eski halinde döndürülebilse de kullanıcılar bu durumdan rahatsız ki Facebook grupları ve online imza kampanyaları çoktan başladı bile.

Diğer yandan Yahoo da yeni profil dolayısıyla birçok tepki aldı. Sistemin blogundaki yorumlar bölümüne yaklaşık 600 civarı şikayet yorumu geldi.

Daha önce Facebook’un da yaÅŸadığı bu durum bize kullanıcıların alışkanlıklarına sıkı sıkıya baÄŸlı olduklarını gösteriyor. Bu baÄŸlamda çıkarım yapmamız gereken nokta projelerimizde tasarıma önem vermek ve yapılan güncellemelerin kullanıcı alışkanlıklarını minumum ÅŸekilde etkilemesini saÄŸlamak olmalıdır.

Yorumlar (0)

Jason Calacanis, Loic Le Meur gibi birçok önemli kiÅŸinin katıldığı Open Web Asia Konferansı 14 Ekimde Seul’de gerçekleÅŸtirildi.

OpenWebAsia blog grubunun düzenlendiÄŸi konferansta Asya piyasasının önemli oyuncularının yöneticileri ve birçok Web 2.0 aktivisti konuÅŸmalar yaptı. Çin pazarı, Asya’daki yatırımlar, Batı ve DoÄŸu gibi konuların iÅŸlenip tartışıldığı konferansın bu sene ilki yapılırken, konferans sadece bir günlüğüneydi.

Konferans videolarını buradan, resimleri de buradan inceleyebilirsiniz.

Yorumlar (0)