Profesyo.net‘in kurucuları Başar Başaran ve Çağan Şentürk; bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce(bildiğim kadarıyla), şu anda aralarında bulunmayan ilab ortağı Cem Sertoğlu ile birlikte Mondus.net‘i kurdular. Eminim birçoğunuz yeni duyuyorsunuz Mondus.net’i. Size hak veriyorum. Çünkü gerek gazetelerde, gerek çeşitli dergi ve internet sitelerinde oldukça tanıtımı yapılmasına rağmen ”Türkiye’nin Facebook’u” şeklinde, bir türlü istediği ivmeyi yakalayamadı Mondus.net. Ve bir buçuk yıl gibi bir sürede bence çok çok daha başarılı olmalıydı bu kadar tanıtıma rağmen. (Reklam yaptılar mı bilmiyorum ama tanıtımın tatmin edici düzeyde yapıldığı kesin).
Bu durumun birkaç nedeni olabilir. Örneğin Mondus.net adını duyduğunuzda aklınıza ”ne sitesi olduğuna dair” hiçbir çağrışım yapmaması buna önemli bir örnek. Tabii tasarımın oldukça kötü olması, içeriğindeki özelliklerin hemen hemen bu tarz her sitede olan, gereksiz özellikler olması oldukça etkili. Profesyo.net aracılığıyla tanıştığım Başar Başaran‘ın ne kadar sıcak bir kişiliği olduğunu ve Türk internet dünyasında iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalıştığını farketmem uzun sürmedi. Çağan Şentürk ise, ilgili yazıma yaptığı yorumuyla, hakkında Başar Bey ile ilgili düşündüklerimden farklı şeyler düşünmememi sağladı. Her zaman açık sözlü biri olarak yine açık sözlü olmaya çalışacağım. Elbette kendileriyle iletişim kurmasaydık, Mondus hakkında oldukça ağır bir eleştiri yazısı yazar, hiçbir öneri yapmadan postu sonlandırırdım. Başlığım da bu şekilde olmazdı elbet. Ama gördüğüm iyi niyet, oldukça faydalı olacağını düşündüğüm öneri dizisine dönüştürdü yazımı.
İlk olarak Mondus.net isminden bahsedeyim. Birçok blogda çokça tartışıldı ismin doğru isim olup olmadığı. Benim bu konudaki görüşüm, markalaşma adına her isim ”doğru kullanıldığı” takdirde etkili olabilir. Mondus ismi, bir şey çağrıştırmıyor ”arkadaşlık sitesi/portalı adına” kafalarda. Ha, bu çok önemli bir eksi midir? Hayır. Lakin, com uzantısının popülerliği su götürmez bir gerçek. Net, org gibi uzantılar da ”eğer isim çok güzel ve etkiliyse, com’u da bizim yaptığımız bir alanda iş yapmıyorsa veya park edilmişse” kullanılmalıdır diye düşünüyorum. Com’u parkedilmiş ama sırf Mondus ismini kullanmak için net uzantısını kullanmayı göze almak doğru bir hareket miydi? İçeriği düşünüldüğünde Mondus.net için, hayır. Bu arada bilgilendirme için, Mondus ismi, Latince’de dünya anlamına gelen ”mundus”tan türemiş. Keşke mondus.net’in genel kitlesi olarak kabul ettiğimiz son kullanıcılar açısından düşünülseydi isim bir de.
İsim konusunda öneri: Yazılı ve görsel basında sıkça lanse edilen Mondus.net, ilk çıktığı zaman oldukça etkili oldu aslında. Medyada yer almasının bunda büyük payı var. Lakin şu sıralar biraz unutuldu diye dişünüyorum. Mondus’ta üyeliği olan kişilerin bile şifrelerini unutmuş olabileceğini sanıyorum. Kendini medyada unutturan Mondus, tekrar medyada yer almak için bir isim yarışması düzenlemeli. Bu isim yarışmasının bütçe doğrultusunda büyük sayılabilecek bir de ödülü olmalı ki, haber niteliği olsun. Biliyorum, kendi projeleri olduğundan ve hem çevreleriyle, hem de kendi aralarında sıkça bu ismi telaffuz etmelerinden dolayı mondus.net onlara çok güzel bir isim gibi geliyor hala, ve eminim değiştirmek istemeyeceklerdir. Ama profesyonellik, yapılan bazı yanlışlardan dönme cesaretini gösterebilmektir. Profesyo.net’in kurucularından da bu olgunluğu göstermelerini bekliyorum açıkçası. Ayrıca böyle bir şeyin Mondus’un tekrar tanıtımına oldukça katkı sağlayacağını düşünmekteyim. Ödül olarak (tamamen atıyorum) Mondus.net’te yöneticilik-moderatörlük, 1 ay ücretsiz reklam yapma hakkı, Play Station 3
, Laptop, MediaCat (veya başka) kitap dizileri… olabilir. Bunlardan birkaçı kullanılarak bir ödül sepeti oluşturulursa daha iyi olacağını düşünüyorum. Tabii bağlantıların kullanılarak bu yarışmanın medyada haber niteliği kazanmasını sağlamak lazım. Burası çok önemli. Ben bile heyecanlandım düşününce Mondus.net adına
Gelelim sitenin tasarımına. Gerçekten çok amatörce yapılmış. Ben, tasarım konusunda ”web&grafik tasarımcılığı” gibi bir mesleğin hala hazmedilemediğine inanıyorum. İnsanlar, tasarıma çok da büyük paralar harcamamak için, ”burda bu olsun, şurda şu olsun, renk de bu olsun, tamamdır” gibi bir yaklaşım sergiliyorlar. Tasarım, sadece bunlardan ibaret değildir. En küçük sitenin bile tasarım süreci, zorlu bir süreçtir. Bir kere renkler birbiriyle tamamen uyumsuz. Bölüm başlıkları iğrenç bir kırmızı, göz yoruyor. Ne, nerede belli değil. Siteye üye olmayan insanların, üye olmuşçasına bir ekranla karşılaşmalarını hoş bulmuyorum. Siteyi ilk açtığınızda, sol tarafta onlarca ikon sizi karşılıyor. (Yanlış saymadıysam tam olarak 29 adet) . Bunların oldukça küçük yapılmış olması, tasarımın güzel olduğu kanısına kaptırmış tasarımcıyı; bence bunların hiç olmaması gerekirdi. Aynı şekilde Mondus’taki gruplardan, üyelerden kesitler sunulmuş. Daha üye bile değilim siteye, ağzında lolipopla çirkin bir kız görmek zorunda da değilim üye bile olmadan. Bu konudaki önerim, sade bir giriş sayfası, mondus’ta neler yapabileceğinize ait kısa bir özet hem siteye kaliteli bir hava kadar, hem de daha üye olmadan yormaz kullanıcıyı. Ayrıca bunlara ek olarak marjinal de bir Mondus tanıtım videosu konursa ana sayfaya, şahane olur farklılık ve tasarım açısından. Birazcık merak ettirmek lazım kişileri içeride ne olduğuna dair diye düşünüyorum.

Üye olduktan sonra da durum pek farklı değil. Gerekli gereksiz birçok özellik barındırıyor içerisinde ve her şey her yerde. Ne, nerede belli değil. Ayrıca bu tarz ”çok özellik barındıran” sitelerde ajax sisteminin yer yer kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Tabii doğru yerlerde.
Dikkatimi çeken bir başka nokta da, Mondus’un çok soru sorduğu. Sağ tarafta kırmızı kocaman yazılarla ”Nasıl hissediyorsunuz, Ne dinliyorsunuz?, Ne okuyorsunuz?” diye 3 tane soru var. Bunların her birinin altında da oraya ne okuduğunuzu, dinlediğinizi, nasıl hissettiğinizi yazmanız için boşluk konulmuş. (Buralarda ajax kullanılmalıydı). Bunların gereksiz yer kapladığı yetmiyormuş gibi, bir de bunların her birinin altında ”Ne okuduğunuzu bilmiyoruz, ne dinlediğinizi bilmiyoruz, nasıl hissettiğinizi bilmiyoruz” gibi ifadeler var. Bunaldım, inceleme yazısı yazmak için içerde bulunmuyor olsam, anında terkederdim.
Orta kısım da pek farklı değil aslında. ”Neler oldu?” diye bir soru daha karşılıyor bizi ki, soru işaretini parayla kullandırmak lazım gerektiğini düşündüm ilk. Oldukça gereksiz bir özellik, daha farklı bir şekilde, benzer işi gören farklı bir özellik konulabilirdi. Onun altında da ”niyet çekin” gibi bir özellik var. Niyetlerin içeriğini kullanıcılar oluşturuyor. Bu güzel bir şey. Fakat bu özelliğin ana sayfada ‘’sitenin önemli bir kozuymuşçasına” bulunmasına bir anlam veremedim. Bu çok küçük bir özellik ve bunun gibi ”içeriğini kullanıcıların oluşturduğu” birçok özelliğin de olması gerektiği kanaatindeyim. Tabii kullanıcıların gözlerinin önünde değil. Niyet çekin kısmının altında da beğenilen sözler var. Bu da oraya hiç olmamış. Bence bu özelliğin kendisi sitede olmamış. Ana sayfada olmasına bunun da bir anlam veremedim.
Soldaki 29 adetlik ikon grubunun altında bir soru daha gördüm ve artık şaşırmadım. ”Neredesiniz?” diyorlar ve altında da yine bizi şaşırtmayan ”nerede olduğunuzu bilmiyoruz” yazıyorlar. ”Yerinizi belirtin” kısmına tıkladığımızda ise seçmeli bir bölüm açılıyor. ”Alışverişteyim, dersteyim, toplantıdayım, kampüsteyim, evdeyim, işteyim, sinemadayım” gibi seçenekler konmuş. Yahu herkes taşınabilir cep bilgisayarı mı kullanıyor? Alışverişteyim, sinemadayım, kampüsteyim, dersteyim gibi seçeneklerin ne işi var orada? Bence oraya bir de ”isyanlardayım” seçeneği eklenmeliydi ki, kesin onu işaretlerdim.
Ayrıca ”neredesin?” gibi özellikler, site çok çok kalabalıklaştıktan ve çok kullanıldıktan sonra koyulması gereken özellikler.
Yonja bile hala şu kullanım sıklığındayken, ben böyle bir özelliğin Yonja’nın bile işine yaramayacağını düşünüyorum. Doğru kullanım zamanı, insanların siteye her gün, her an girdikleri, sitenin bu popülariteye ulaştığı zamandır. Yani bir nevi geçtiğimiz aylardaki ”facebook etkisi” gibi. Yonja’nın eski halleri gibi. Bunun da ayrı bir bölüm olarak değil, Facebook’taki kişisel ileti şeklinde yapılması lazım. Veya aynı işi gören başka bir şekilde.
Gelelim ”neredesiniz?” kısmının altındaki arkadaşlarınızı davet edin bölümüne. Biraz fazla büyük olmuş. Bunun dışında da eleştirebileceğim bir yönü yok, diğer sitelerin hepsinde böyle zaten davet sistemi. Lakin ben Mondus’un davet sistemi konusunda inovatif bir sistem geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü buna ihtiyaçları var. ”Bunu öneriyorsun da bir bildiğin mi var?” diye soracak olursanız, evet, bu konuda da bir önerim olabilir. Biraz alışık olmadığımız bir davet sistemi, benim de aklıma şimdi geldi (bu konuda örnekler vardır belki bilemiyorum, araştırmadım). Kişiler arkadaşlarının yerine profil oluşturabilsinler. Örneğin ben Alaettin’in profilini oluşturabileyim, resmini, kişisel bilgilerini girebileyim. Bir de mail adresini gireyim, o mail adresine uyarı gitsin atıyorum ” Taci Yalçın, Mondus’ta sizin profilinizi oluşturdu. Profilinizi görüp, sahiplenmek için buraya; yok kardeşim bana ne olur mu öyle şey, iptal edeyim diyorsanız da buraya tıklayınız” gibi. Sonuçta her ihtimalde siteye gelecek kullanıcı, belki sever profilini sahiplenir, belki sevmez ama yine de gelir ve görür; kendisi oluşturmak ister profilini. Tabii benim oluşturduğum Alaettin Ayar profilini, Alaettin mailden gelip onaylayana kadar sadece moderatörler ve ben görebilmeliyim. Böyle bir sistemle hem klasik davet sisteminin kuralları yıkılmış olur, hem insanlar birilerini davet ederken eğlenirler (sonuçta babasının hayrına davet ediyor kullanıcılar birbirlerini şu anda), hem de siteye ciddi şekilde kullanıcı akışı sağlanmış olur. Yine kullanıcıların bu sistemi etkin kullanması açısından, her ay en çok ”arkadaş profili” oluşturan üyelere de çeşitli ödüller verilebilir. (Birçok somut ödülün yanında reklam yapma hakkı, moderatörlük hakkı verilebilir. Çünkü birçok bölüm var ve her bölüme bir moderatör tayin edilse 2 yılı rahat çıkarır 24 bölümden)
Oyunlar bölümüne gelince, önemli ölçüde geliştirilmeli. Bugün Yahoo’nun, Mynet’in ve büyük portalların en önemli kullanıcı yüzdesi, sadece oyun oynamak için geliyor (oyun.mynet.com’un verilerini bir incelemenizi öneririm). Mondus’un hitap ettiği kitle de düşünülürse, bence oyun kategorisine ”fazlasıyla” ağırlık verilmeli.
Çünkü Mondus’un hitap ettiği kitle, itiraf ve kabul edelim ki, çoğunlukla alt kesim gibi. Bu kötü bir şey değil, her sitenin kullanıcı portföyü vardır. Önemli olan sitenizi bu portföye göre düzenlemenizdir. Birçok oyun eklenebilir. Ayrıca Mondus’a özgü basit oyunlar da yapılabilir. Tamamen atıyorum, Monopoly’nin Mondus versiyonu Mondusopoly, tombalanın mondus versiyonu, çiz bakalım‘ın mondus versiyonu gibi birçok oyun geliştirilebilir.
Başka bir önerim de, Google reklamlarının kaldırılması yönünde olacak. Burası bir blog vs. benzeri bir site değil. Burası insanların çokça zaman geçirmesini dilediğiniz bir site. Onlara mümkün olduğunca rahat bir ortam sağlamalısınız. Google reklamlarından oldum olası nefret ettim. Siteye getirisi ne olursa olsun, bundan feragat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Zaten öyle kullanıcıların rahatını bozmayı göze alacak kadar da büyük gelir getirmedikleri bilinen bir gerçek.
Hazır reklamdan konu açılmışken, bir önerim de bu alanda olsun. Tabii bunun için daha çok erken. Başar ve Çağan beylerin en az 1 tane daha ”niş” sosyal ağları olması lazım. (Bunun için de bir önerim olabilir, yalnız maalesef bunu da burada paylaşamayacağım). Ellerinde 3 sosyal ağ olduğunu düşünelim. Küçük bir reklam departmanı kurarak, bu 3 sosyal ağ arasında reklam trafiği organize edilmeli ve çok küçük fiyatlarla oldukça çok reklam alınması sağlanmalı bu yol aracılığıyla. Bunu da kullanıcının gözünü yoran ”banner” yoluyla değil, daha farklı bir sistem geliştirerek yapmalılar. Bunun birçok yolu olabilir. Hayır, kafamdaki şeyi sizlerle paylaşmayacağım sevgili okuyucular
Şu anda Mondus’a üye girişi yapmış durumdayım ve karşımda kocaman bir ”profil resminizi yüklemediniz” bölümü bulunuyor. Yüklemek istemiyor olabilirim, Mondus hayatım boyunca o şey karşımda mı duracak merak ediyorum. Bu alanda da bir düzenleme yapılmalı. Zira Mondus, gerek düzensiz özellikleriyle, gerek kötü tasarımıyla, gerek Google reklamlarıyla, gerekse bir sürü ikonuyla kullanıcıyı yeterince rahatsız ediyor zaten. Mondus.net’i Türkiye’nin en rahatsız edici sosyal ağı ilan ediyorum; tıpkı Profesyo.net’i Türkiye’nin en rahat ve kullanılabilir ”İş Sosyal Ağı” olarak ilan ettiğim gibi.
Doğum günü bölümünün de kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Zaten Mondus.net kullanıcılarının büyük çoğunluğunun Facebook’u var. Bu özellik orada zaten işlerine yarıyor. Bir de Mondus’ta olması anlamsız olur diye düşünüyorum. Zaten sitenin üzerinde ”kocaman” bir Facebook etiketi var. N’olur yaptığınız işlerle daha fazla alet olmayın, sadece ‘’sosyal ağ” kavramı yönünden Facebook ile benzer olmaya bakın. Örneğin network oluşturma sistemi, her sosyal ağda olduğu gibi Mondus’ta da ”bulunduğu yere” göre yapılmış. Artık çok sıkıldı kullanıcılar, bu alanda da bir değişiklik, inovasyon olması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin kullanıcıların karakter özelliklerine göre networkler, dinlediği müzik tarzına göre networkler vs. oluşturulabilir. Oturduğu yer, sadece oturduğu yer olarak kalmalıdır kanımca. Hepimiz internetteyiz, kimin nerede oturduğunun tabii ki önemi var ama ”network kuracak kadar” bir önemi yok artık. Burası mirc değil ve biz de ”asl” sorabileceğimiz bir platformda değiliz. Mondus’un bir ‘’sosyal ağ” değil de tamamen bir arkadaşlık sitesi kimliği olsaydı kabul ederdim, lakin burası bir sosyal ağ, ya da yapılmak istenen şey bu.
Dertler kısmı çok kötü olmuş. Ağlama duvarı türevi orjinal ve anlamı veren isimlerle daha farklı bir model yapılabilir. Ayrıca (hitap ettiği kitleyi göz önüne alarak söylüyorum, yoksa normalde nefret ederim), günlük fal olayının eklenmesi lazım. İsmi tamamen atıyorum ”Falcı Karı” modülü bir köşe yaparak, oraya da bot bir falcı karı koyarak herkesin günlük kahve vs. falı baktırması sağlanabilir. Falcı karı olmadı yalnız isim olarak:)
Diyelim ki Mondus’ta birini beğendiniz. Beğendim kısmına tıklıyorsunuz. Ama onun haberi olmuyor. Lakin o da sizi beğenirse, her iki tarafa da mail gidiyor. Ondan sonra da ”olanlar oluyor.” Lakin ”olanların olması” için TC kimlik no vermeniz lazımmış. Ne alaka anlamadım. Mondus.net, onların yerine nikah dairesinden gün mü alacak nedir?
Sinema bölümü de var Mondus’ta. Bu iyi bir şey. Lakin piyasada şu an birçok sitenin sinema sayfası var. Bunların yanında birçok sinema odaklı site var. Neden bu alanda ”tiyatro” da düşünülmüyor. Tamam, elbette kullanıcı çekmek açısından etkili olmaz ve site kullanıcılarının oldukça kullanacağı bir bölüm olmaz, lakin sitenin kaliteli olmasını ve en azından birkaç önemli yerde adının geçmesini sağlar diye düşünüyorum. En azından farklılık olur ve farklılık da iyi bir şeydir.
Kafamda kullanıcıları oldukça cezbedecek ve siteyi sevmesini, sitede kalmasını sağlayacak bir özellik var lakin onu da burada paylaşmak istemiyorum. Söylemek istediğim, kullanıcıya daha fazla kendini sevdirmek gerektiği.
Bir önerim de yatırım alanında. Hayvan dostluğuyla ilgili sitelerin inanılmaz kullanıcı kitleleri var. Böyle bir kategori yapılırsa Mondus’a pek etkili olmaz lakin piyasada var olan pet arkadaş sitelerinden birinin satın alınıp, bir bölüm olarak Mondus’a entegre edilmesi, çok ciddi bir kullanıcı potansiyeli sağlar. ”Pet arkadaş sitelerini kaç kişi kullanır ki?” gibi sorular kafanızda dönüyor biliyorum. İsterseniz bir tanesine girin, inceleyin ve hayret edin
. Ayrıca bu sitelerin tek gelirleri de oldukça düşük fiyatlara sundukları banner reklamları ve Google reklamları. Çok az kazanıyorlar. Bu kadar büyük kullanıcı portföyüne sahip ama az kazanan bir sitenin de satın alımının zor ve pahalı olacağını hiç sanmıyorum. Böyle bir satın alım hem sitenin kullanıcı portföyünü genişletir, hem içeriği zenginleştirir, hem de Mondus’un bir satın alımı olarak medyaya yansır. Unutmayalım ki, bir sitenin bir siteyi satın alması, onun büyük bir site olduğu fikrini pekiştirir. Böyle ufak tefek satın alımlarla portföyü genişletmek lazım diye düşünüyorum.
Gelelim Mondus Sözlük olayına. Sözlük gibi artık terkedilmeye yüz tutmuş, eskisi kadar cezbetmeyen bir tarzı, sırf ‘’sözlük severler de gelsin diye” Mondus’un içine entegre etmek, markalaşma adına şu ana kadar yaptıkları en ölümcül hata. Derhal kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.
Sonuç olarak birçok yeni özellik önerdim. Birçok da özelliğin çöpe atılması gerektiğini söyledim. Çünkü bir sitede çok fazla özellik olması iyi bir şey değildir. Başar ve Çağan beyler üslubumu bağışlasınlar, daha farklı yazamıyorum ama emin olsunlar ki en seyreltilmiş halde yazdım
. Bana kalırsa Mondus.net, çok başarılı olabilir bu alanda çünkü Türkiye’de sosyal ağ kavramı halen tam oturmadı. Oturmaya başladığı zamanda da birçok sosyal ağ türeyecek, şu anlarda da türediği gibi. Elbette en başarılısı da, o ana kadar belli bir kullanıcı portföyü oluşturmuş; belli geçmişi olan siteler olacak. Tıpkı Mondus.net gibi, tabii doğru yolda giderlerse. Ben biraz sıkıldıklarını düşünüyorum Mondus konusunda. Çok eleştirildi çünkü. Ama sorunların üzerine gidilirse sorunlar hallolur. Mondus.net’in şu anki hali onları tatmin ediyorsa bir şey diyemeyeceğim lakin çok daha iyi yerlere gelebilecek bir platformun da önündeki engelleri kaldırmak gerekiyor.
Başarılar Mondus.net! Yoksa başka bir isim mi demeliydim 