Vebiki » Web 2.0 Projeleri

Bu yıl ikincisi düzenlenen Mashable Open Web Awards’ın adaylık baÅŸvurularından sonra bugün oylamalara geçildi.
Toplam 43.000 civarında baÅŸvurunun yapıldığı yarışmanın 100′den fazla uluslararası blog partneri var. Türkiye’den tek partnerse Vebiki :)

Her gün sadece bir kez oy verebildiÄŸiniz oylamalarda tüm kategorilere katılabilir ya da sadece ilgilendiÄŸiniz konudaki web siteleri arasında oy verebilirsiniz. 26 kategorinin bulunduÄŸu yarışmada oylamalar 30 Kasım’a kadar sürecek. 3 Aralık’ta final oylamaları yapılacak ve ardından 16 Aralık’ta sonuçlar açıklanacak.

İyi olan kazansın :)

Yorumlar (1)

Bugün Web 2.0 dünyasındaki haberleri teker teker yazmaktansa kısa özetlerle aktarmayı tercih ediyorum.

Indaba, farklı yerlerde ikamet eden müzisyenlerin çalışmalarını daha rahat yapmaları için düşünülmüş bir proje. Bilirsiniz, ÅŸarkılar kaydedilmeden önce her enstrüman tek başına kaydedilir. Daha sonra bir araya getirilir. Indaba sayesinde müzisyenler kayıtlarını kolayca birleÅŸtirip ÅŸarkılarını online olarak oluÅŸturabiliyorlar…

Open Web Awards, Mashable tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Open Web Awards’a 7 farklı dilde 15 ülkeden 50+ blog partnerlik yapacak. Oylama iÅŸlemi bu sene PollDaddy altyapısı üzerinden gerçekleÅŸtirilecek. Program şöyle olacak:

- 5 Kasım, 2008 | Aday başvuruları
- 19 Kasım, 2008 | Çevrimiçi oylama
- 3 Aralık, 2008 | Son oylama
- 16 Aralık, 2008 | Kazananların açıklanması

Yourmini, AOL’ün netvibes türevi 27 Ekim’de kapanıyor. Site yönetimi kullanıcılara diÄŸer rakiplerinden birine taşınmalarını öneren bir e-posta gönderdi.

Lala, MP3.com’un anımsatan tarzıyla baÅŸladığında pek de tutunamamıştı. Ancak site yepyeni haliyle geri döndü. Lala sayesinde yaklaşık 90 cent’e bir ÅŸarkı alabilmenizin yanında 10 cent’e ÅŸarkının kaliteli halini site üzerinden sınırsız olarak dinlemenizi saÄŸlıyor. Bu fikir üzerine farklı görüşler de çoktan sesini duyurdu.

Muxlim.com, Müslümanlar için oluÅŸturulmuÅŸ sosyal aÄŸ sitesi sanal dünya oluÅŸturmayı planlıyor. Second Life gibi sanal dünyaların Müslüman ülkelerde ve birçok orta doÄŸunun büyük bir bölümünde yasaklanmış olması 1 milyonluk kitleye sahip Muxlim’in iÅŸini kolaylaÅŸtıracak gibi görünüyor.

Yorumlar (0)

 Yaklaşık 1 yıl önce açılmış sosyal imleme sitesi. Neden yazma gereÄŸi duyduÄŸuma geleyim. Sosyal imleme sitelerinde domain’in önemine deÄŸinilir sürekli. Her ÅŸeyi tamam olsun, eÄŸer domaini akılda kalıcı veya göze hoÅŸ gelmiyorsa; o site için ”tutmaz” derler hemen. Alın size ÅŸahane bir sosyal imleme sitesi. Domain deseniz, o daha da harika. Her ÅŸeyi tastamam. Piyasaya da 1 yıl önce girmiÅŸ. Yani sosyal imleme kavramı için oldukça erken. (Türkiye için) Ayrıca tasarımı da bence çok şık.

  Şimdi baktığımızda görüyoruz ki site tutmamış. Neden tutmadığı hakkında bir fikri olan var mı bilmiyorum ama; ilk aklınıza gelen ”yeterli tanıtımın yapılamadığı” olacaktır. Katılıyorum. Tanıtım ve reklam çok önemli ama; bu tarz sitelerden hangisi Türkiye’de tuttu? Hiçbiri. Yani neymiÅŸ? Türkiye’ye uyarlayacağın model Türkiye’ye hitap etmiyorsa; domainin çok kral da olsa, tasarımın harika da olsa tutmazsın. Çünkü sosyal imleme demek, paylaÅŸmayı sevmek demektir. PaylaÅŸmayı sevmeyen bir halka bunu bu ÅŸekilde sunamazsın. PaylaÅŸtığı öğe başına cebine para koyacaksın ki bir ÅŸeyler paylaÅŸsın senin sitende. Tabii iÅŸin ÅŸakası bu. Ama bizim halkımızı bu formatı bu ÅŸekilde kabul etmez, edemez. Bir paylaşır, iki paylaşır, üçüncüde sıkılır. Ayrıca yine yurtdışındaki insanlar oylama olayına bayılır. Benim insanım bu siteye girip oylama yapmaz. Bir yapar, iki yapar, üçüncüde sıkılır. Yani hep söylediÄŸim gibi, bir ürünü bir pazara uygulayacaksan; o pazarın karakteristik özelliklerini gözardı etmeyeceksin. Bu sözlerim sadece inter.net.im  sitesine deÄŸil, tüm sosyal imleme sitelerine. Var mı içinizde ”ben hala dimdik ayaktayım” diyebilen ve ”beklediÄŸimin üzerine çıktım” diyebilen? Sanmıyorum.

Yorumlar (2)

Uzun süredir Facebook’un dijital müzik pazarına girip girmeyeceÄŸi dedikoduları kulaktan kulaÄŸa, blogdan bloga dolaşıyordu. MySpace’in geçtiÄŸimiz ay MySpace Music ile yaptığı büyük yenilik yeni gelir arayışlarında olan Facebook’un uzun süredir planladığı müzik sektörüne girme düşüncelerini hızlandırmışa benziyor ki bugün The New York Post gazetesinde Facebook yetkililerinin iLike, imeem gibi büyük oyunculardan bazılarıyla görüşmeler yaptığına dair bir haber çıktı.

Bünyesinde iLike, imeem, Pandora gibi birçok sitenin uygulaması bulunan Facebook’un bu sitelerle anlaÅŸma yapması muhtemel. iLike’ın ani yükseliÅŸi, imeem’in popülaritesi Facebook’un gözardı edeceÄŸi bir noktada deÄŸil zira. DiÄŸer yandan Pandora’nın Amerika dışında dinlenemiyor olmasıysa farklı sonuçlar doÄŸurabilir.

Radiohead’in son albümünün satış rakamlarının açıklanmasının ardından internetteki potansiyelin gücünü bir kez daha gördük. Facebook gibi bir sosyal ağın dijital müzik pazarını göz ardı etmesi mümkün deÄŸil. Åžu an için Facebook’un bu atılımının ne zaman yapılacağı belli olmasa da en kısa zamanda bu konuda daha elle tutulur geliÅŸmeler olacağı kesin.

Yorumlar (1)

Michael Arrington’ın TechCrunch’da ipucularını paylaÅŸtığı Twitter hareketliliÄŸinin ne olduÄŸu sonunda ortaya çıktı.

CEO Jack Dorsey Yönetim Kurulu BaÅŸkanlığına geçerken yerini Yönetim Kurulu BaÅŸkanı ve ikinci kurucu Evan Williams’a bıraktı. Ancak Michael Arrington’ın da dediÄŸi gibi Twitter’ın operasyonel meselelerden ziyade gittikçe geliÅŸip büyüyen FriendFeed gibi rakipleri dikkat etmesi gerekiyor.

Önümüzdeki günlerde bu deÄŸiÅŸikliÄŸin ardından Twitter’dan ne gibi ataklar geleceÄŸi merak konusu. Tabii bunun yanında Twitter’ın hala bir gelir modeli bulamadığı gerçeÄŸi de ortada…

Yorumlar (0)

Vallahi ben demiyorum bunu. Bugün göz gezdirdiÄŸim birçok haber sitesi ve blog böyle baÅŸlık atmış. Fazla mı iyimseriz ne?  Hepsini örnek vermeyeyim, birkaçını söylesem yeter sanırım. Åžurada, burada ve yine burada bulabilirsiniz haberleri. Ya da Google’a yazın ”Attabot” diye, rakibi hakkında size biraz bilgi versin :)

  Attabot, arama altyapısı olarak Google’ı kullanıyor desem pek ÅŸaşırmazsınız herhalde. Yaptıkları birkaç deÄŸiÅŸiklik var. Ama bizim insanımız bunları ilkmiÅŸ gibi göstermekten zevk alıyor. Bunlar zaten yapılan ÅŸeyler. Neler mi?

  Arama ile sosyal ağ mantığını birleştirip, aynı kelimeleri arayanları buluşturma gibi bir bölümleri var. Bundan farklı olarak Redhouse altyapısı kullanılarak İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce çeviriler yapan bir bölümü. Büyütülecek şeyler mi? Bence hayır. Bu ayın sonunda farklı dillerde de çeviriler yapılacakmış ve küresel sürümü piyasaya sunulacakmış. Google Translate ne güne duruyor Allah aşkına? Ha, bir de eposta hizmeti veriyorlar. Gmail kullanmayacağız demek ki bundan sonra :)

  Bu arada eklemeden geçemeyeceÄŸim. Attabot’ta yapacağımız tüm iÅŸlemler ”ücretsiz”miÅŸ. Düşünebiliyor musunuz? Ücretsiz bir arama motoru! Ücretsiz bir eposta servisi! Ücretsiz bir haber servisi! Bu günleri de görecekmiÅŸiz demek ki!

  Devam edeyim. Haber bölümü de var. ÇeÅŸitli kaynaklardan (Hürriyet, Zaman, Sabah vs.) topladığı haberleri tek bir sayfada bize sunuyormuÅŸ. Bak sen! Bu iÅŸi yapan birçok site var zaten. Ama ben sadece bir tanesini örnek vereyim. Hepimizin de bildiÄŸi bir ÅŸey aslında. Google Haberler! Peki onların Google Haberler’den haberi yok mu? İmkansız. Peki neden yapıyorsun böyle bir ÅŸey? Daha önce de birçok yazıda deÄŸindiÄŸim gibi, ‘’sitemde ÅŸu da olsun, bu da olsun, bu hizmeti de vereyim” mantığıyla hareket ettiÄŸinden. DoÄŸru markalaÅŸmadan bihaber iÅŸ yaptıklarından. Yoksa ben baÅŸka bir açıklama bulamıyorum.

  Yazdığımız zaman ”destek olmuyorsunuz, biraz destek verin, hep eleÅŸtirmeyin” diyorlar. Lütfen, ama lütfen bir iÅŸ yapıyorsanız, bunu ”mükemmel bir iÅŸmiÅŸ” gibi tanıtıp, dünyanın en büyük markalarından birine rakip olarak göstermeyin kendinizi. Mütevazi bir ÅŸekilde ilerleyin. Hemen hemen aynı iÅŸlevi gördüğünüz dünyanın en büyük arama motoru Google’a rakip olarak nitelerseniz kendinizi (hem de arama kısmında Google altyapısını kullanarak), iÅŸte o zaman çok az olan baÅŸarı ÅŸansınızı sıfıra indirgersiniz. Yani sonuç olarak demek istediÄŸim;

  ”Atma Attabot, din kardeÅŸiyiz!”

Yorumlar (10)

 Temel felsefesi baÅŸlıktaki gibi olan siteler, günümüzde sıkça karşımıza çıkar oldu. Yurtdışında, bu mantalite üzerine kurulu pek çok site var. Genelde video bazlı öğrenim/öğretim gerçekleÅŸtiriyorlar. Kabaca bizdeki UzmanTv yani. Peki nereden geldik bu konuya? Elbette knowband‘den.

  ODTÜ’den birkaç arkadaşımızın( her ne kadar kendileriyle pek tanışmasak da) projesi olan Knowband, geçenlerde alfa olarak yayına girdi. Biraz sonra adlarını vereceÄŸim sitelerden pek de farklı özelliklere sahip olmasa da; elbette oldukça deÄŸerli bir proje ve diÄŸer sitelerden farklı olarak sunduÄŸu temel farklılıklar da mevcut. Mesela ilk gözüme çarpan, diÄŸer sitelerin video öğrenim/öğretimine odaklı oluÅŸu. Knowband’i ise yazılı, görsel, canlı (Knowband Live) olarak birçok farklı ÅŸekilde kullanmanız mümkün. Birkaç örnekle devam edeyim. Kısa kısa birçoÄŸuna deÄŸinmek istiyorum.

  Henüz beta aÅŸamasında olan 5min, gerçekten de hem içerik olarak, hem tasarım olarak ”harika” düzeyde. Ersan Özer’in bir röportajında aklıma gelmiÅŸti bu site. Ersan Bey, ”Görüntülü Wikipedia olacağız, dünyada örneÄŸi yok bunun” demiÅŸti. Benim de aklıma ilk bu site gelmiÅŸti o zaman. Adamların sloganı ”5min Life Videopedia” olduÄŸu için, çaÄŸrışım yapmaması mümkün deÄŸildi. Tamam, UzmanTV’nin farkı, videoları gerçekten de alanında uzman kiÅŸilerin oluÅŸturması fakat ”ilkiz” diyecek kadar da fark yok bence arada. (Edit: Az önce etohum’da Ersan Özer konuktu. Kendisi VideoJug ve About.com’dan esinlendiÄŸini, fakat user generated content olayını Türk kullanıcılara güvenmediÄŸinden, uzmantv’de yapmadığını söyledi.) Sadece, baÅŸlıkta da belirttiÄŸim gibi ”herkes bir konuda uzmandır, iyidir” felsefesiyle ilerliyorlar. Knowband’in amacı çok daha farklı, en başında sunduÄŸu olanaklar geliyor zaten. Bu yüzden o konuya hiç girmeyeceÄŸim ÅŸu anda.

   Videojug‘un ise 5min’den hiçbir farkı yok temel olarak. Aynı iÅŸi görüyorlar. Yine bol bol ”How to…” ile baÅŸlayan videolar bulmak mümkün, saÄŸlıktan teknolojiye kategorize edilmiÅŸ ÅŸekilde.

  SuTree ise nispeten Knowband’e daha yakın. Komünite oluÅŸturabiliyor, widget olayına girebiliyorsunuz.

  Gelelim Sclipo‘ya. İçlerinde en beÄŸendiÄŸim ikinci öğren-öğret-paylaÅŸ-arkadaÅŸlık kur sitesi. Knowband’e en yakını - benim gördüğüm kadarıyla- bu. Knowband Live olayı gibi, bunların da Sclipo Live olayı var. Yine Knowband gibi teaching ve learning üzerine kurulu. Educational Videos ve Educational Areas kısımları var. Ayrıca ”Academies” bölümünün ÅŸiddetle incelenmesini tavsiye ederim. Dil eÄŸitimlerinden Web teknoloji kurslarına, modadan yemeklere kadar geniÅŸ bir yelpaze sunuyorlar. Lakin dediÄŸim gibi, sadece video üzerine kurgulanmış olması, Knowband’i bir adım öteye taşıyor bence. Peki bu fark yeterli mi? Bunu zaman gösterecek.

  Expert Village ise adından da anlaşılabileceği gibi, UzmanTV modeli bir site. Onların da uzmanları var, onlar da insan! Tasarım olarak pek bir soğuk bulsam da, genel anlamda güzel modellemişler sistemi. Web 2.0 uzman sitesi yani. Basit, sade, kullanışlı.

  Graspr ise ”The Instructional Video Network” diye tanımlamış kendisini. Bize de fazla söz bırakmamış. DiÄŸer sitelerden biraz farklı bir yol izlese de, temel mantık aynı.

  Monkeysee ise ”See how the experts do it” olarak tanımlamış kendini. Bunda da diÄŸerlerine nazaran ekstra bir özellik göremedim.

  Gelelim Ehow‘a. Tek yapabildiÄŸim yorum, ”adamlar yapmış abi” oldu. Gerçekten de harika bir iÅŸ çıkarmışlar. Hem yazılı, hem görsel binlerce konu, binlerce kurs var. Ben çok beÄŸendim. Knowband ekibine -eÄŸer incelemedilerse-  Ehow’ı incelemelerini kesinlikle öneririm. Çünkü yaptıkları iÅŸ -neredeyse- aynı.

  Wikihow ise, genelde article’lar üzerine kurulu. Vallahi ben beÄŸenmedim. Tasarım tek kelimeyle rezalet. Her taraf Google reklamlarıyla dolu. Ne, nerede bulamadım ben. Çok amatörce çalışılmış ama görünüşe bakılırsa, dünyada bıraktığı etkiyle bende bıraktığı etki çok farklı. Bende bir yanlış var sanırım :)

  Howstuffworks ise diÄŸerlerine nazaran biraz daha farklı. İnce eleyip sık dokumuÅŸlar. Klasik kateorilere ek olarak ”konferanslar” da mevcut. Oldukça faydalı olduÄŸunu düşünüyorum. En son $75 M yatırım almışlar ve ÅŸu anda $250 M’lık bir bakiyeye sahipler. En büyük oynayanı bu gibi içlerinde.

  About.com‘un ise pek bu kulvarda olmasa da incelenmesi gerektiÄŸini düşünüyorum. Yakın sayılır yaptıkları iÅŸ. Amaç bilgi paylaşımı olduÄŸunda, About.com’dan söz etmemek imkansız.

  instructables.com, diğerleriyle hemen hemen aynı işi görse de; onlardan biraz daha farklı geldi gözüme. Kategori sayılarını oldukça azaltmışlar ve videolara ek olarak, bir de slayt işine girmişler. Güzel bir ayrıntı olmuş. Konuyla ilgilenenlerin incelemesi gerektiğini düşünüyorum.

  Her ne kadar logosundaki H harfinin ÅŸeklinden gıcıklansam da, Howcast de bu iÅŸi iyi yapanlardan. Site, 4 ana bölümden oluÅŸuyor. Videos, Wiki Guides, Categories, Community. Hem görsel, hem de yazılı eÄŸitim amaçlanmış. Gayet de baÅŸarılı olunmuÅŸ kanımca. İçlerinde en beÄŸendiÄŸim tasarım (gerek görsel, gerekse de yerleÅŸim ve kullanım kolaylığı açısından) Howcast’inki oldu. Tek kelimeyle harika! (Logodaki H dışında :) )

  Wonderhowto ise yine UzmanTV’ye benzer bir yapıda. Ek olarak Firefox için sidebar yapmışlar, güzel de olmuÅŸ.

  Watchdoit ise bana diğerlerinden pek farklı gelmedi. Yine video odaklı, yine kategoriler üzerinden ilerleyen, kötü bir tasarıma sahip ama oldukça kullanılan bir diğer görüntülü öğrenme sitesi.

  Son olarak benim en çok hoÅŸuma giden MindBites‘a geldi sıra. ”Learn what you need, publish what you know” sloganıyla piyasada bulunan bu adamlar, gerçekten de iÅŸlerinin ehli gibi duruyor. Gerek görsellik, gerekse kurdukları düzen açısından çok beÄŸendim. Iphone kullanıcıları da çok sevecekler bu siteyi. Bir de ”Wanted” bölümü var ki, iÅŸte budur diyorum. Benzerlerinden direk sıyrılmışlar. Sitede mevcut olmayan, ama istediÄŸiniz bir konuyu belirtiyorsunuz. DiÄŸer kullanıcılar da ”me too!” tuÅŸuna bastıkça, sitede olma ÅŸansı artıyor istediÄŸiniz dersin, sunumun, videonun vs.  Gerçekten hoÅŸ. Kendileri 3 ana baÅŸlıkta tanımlarını yapmışlar zaten. ”Learn something new, Share what you know, Connect with others”

  Sonuç olarak Knowband‘in, her ne kadar bir Türk ve aynı zamanda bir ODTÜ’lü olarak benim gözümde yeri ayrı olsa da, benzer iÅŸi yapan, benzer uygulamalar sunan rakipleri de azımsanacak düzeyde deÄŸil. Elbette Knowband’in sunduÄŸu çok çeÅŸitli ve farklı uygulamalar da var. Lakin bunu kullanıcılara çok iyi anlatmaları lazım. Özellikle de Türkiye dışındakilere. Ben Knowband’i seviyorum. Siz de sevin. :) BaÅŸarılar arkadaÅŸlar.

Yorumlar (3)

Mail kutuma haberi düştü, duyurmak farz oldu. Tam olarak olmasa da, ciddi anlamda Televidyon ile başlayan internet televizyonları dünyasına bir kardeş daha geldi. Keylife.Tv

İlk edindiğim izlenimler: Tasarım hoş olmuş görünüm olarak. İçerik olarak ise her şey yerli yerinde gibi duruyor, tabii ufak tefek gözden kaçırdıkları noktalar da yok değil. Şu an için çok da fazla bir içeriğe sahip değiller. Lakin programlardan 22dakika.org gerçekten de çok güzel olmuş. Sanıyorum Pilli grubuyla yakın çalışacaklar. Bildirgec.tv vs. de gelebilir bu bağlamda kısa zaman içerisinde.

Åžu an için aslında siteyle ilgili çok da detaylı yorumlar yapmak mantıksız. Bu yüzden bekleyip, zamanla daha detaylı yorumlarla irdeleyebiliriz diye düşünüyorum keylife.tv’yi. Hayırlı uÄŸurlu olsun.

Yorumlar (3)

Zaman sıkıntısı çeken ve taşınabilirliğe ihtiyaç duyanlar için derde deva olacak bir proje Laterloop.

Diyelim ki yarım saatlik bir zamanınız var. Arkadaşınız e-posta ile size okumanızı istediÄŸi makaleler göndermiÅŸ, veya RSS listenize göz gezdirdiniz ve okumak istediÄŸiniz sayfaları açtınız, veya friendfeed’den güzel makalelere rastgeldiniz. Bütün bu makaleleri yarım saat içinde yetiÅŸtiremeyeceÄŸinizden dolayı, yer imleri listenize alıp sonra okumak için saklarsınız.

Laterloop burada devreye giriyor. İstediğiniz sayfaları Laterloop hesabınıza ekleyerek, sonradan okumak üzere saklayabiliyorsunuz. Böylece bir bilgisayara bağımlı kalmayıp, cep telefonunuzdan veya herhangi bir bilgisayardan istediğiniz zaman Laterloop hesabınıza girip, bu sayfaları okuyabiliyorsunuz. Mobil tarayıcılar için sağlanan destek ile, internet bağlantısı olan bütün telefonlardan hesabınıza erişim sağlayabilirsiniz.

Laterloop çok çeÅŸitli özellikler ile geliyor. Google hesabınız ile giriÅŸ yapabilmeniz önemli bir artısı. Tarayıcınıza ekleyebileceÄŸiniz bookmarklet ile siteleri kolayca Laterloop’a ekleyebiliyorsunuz. En kolay kullanımı ile hazırladıkları firefox eklentisi ile. ” Ctrl  ” ve ” BoÅŸluk ( spacebar ) ” tuÅŸ kombinasyonu ile oldukça kolay bir kullanım saÄŸlanmış. Bunların yanında delicious gibi sitelerden veya herhangi bir RSS beslemesinden otomatik olarak Laterloop’a ekleme yapabiliyorsunuz.

Önemli özelliklerden biri, Laterloop hesabınıza eklediğiniz siteleri, bilgisayarınıza dosya olarak indirmenize imkan sağlaması. Henüz beta aşamasında olan bu özellik ile, hesabınıza eklediğiniz siteleri tek dosya olarak indirip, internete bağlı değilken okuyabilir, veya arşiv amaçlı saklayabilirsiniz.

Farkettiğim bir eksiklik, sitede eklediğiniz bağlantılara etiket veya not ekleyemiyorsunuz. Bu özelliğin eklenmesi kullanımı daha da kolaylaştıracaktır. Geri bildirimde bulundum, bekliyorum sonucunu.

Tasarım oldukça güzel. Uyumlu renkler kullanılmış. Arabirim kullanıcı dostu. Kullanıcı alışkanlıkları dikkate alınmış. Sitede kaybolmadan istediğinizi kolayca bulabiliyorsunuz. Web 2.0 mantığı ile tamamen uyumlu diyebilirim.

Bildiğiniz gibi aynı amaç için digg, delicious, stumbleupon türünde siteleri kullanabiliyorsunuz. Sitenin kurucuları amaçlarını, bu sitelerin karmaşasından uzak bir şekilde, basit bir kullanım ile zamanınızı daha verimli kullanmanıza izin vermesi olarak tanımlıyor.

Favorilerimde yerini almış olan Laterloop’u, özellikle zaman sıkıntısı çekenlere kesinlikle tavsiye ederim.

Yorumlar (2)

Geçen hafta yapılan etohum buluşmasında tanıştım Takasmerkezi ile. Projenin kurucusu Önder Eren ile yaklaşık iki saat boyunca yapılan verimli bir toplantı ile proje masaya yatırıldı, artıları eksileri konuşuldu, karşılıklı fikir alışverişi yapıldı. Yeri gelmişken belirteyim, bu haftaki etohum toplantısında Televidyon projesi, Serdar Kuzuoğlu ile masaya yatırılacak. Etkinlik ile ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Takasmerkezi.com, sıradışı sistemi ile ülkemizde bir ilk. ” Parasız ticaretin yeni adresi ” sloganıyla yola çıkan proje, e-ticaret kavramına yeni bir boyut getirmeyi hedefliyor. Proje belirli bir seviyeye ulaÅŸtıktan sonra, ” whatswap ” adıyla yurt dışına açılması hedefleniyor.

Sistemi özetlersek, siteye koyduğunuz ürünleri satarak site üzerinden para kazanıyorsunuz. Diğer sistemlerden farkı burada başlıyor. Kazandığınız parayı nakit olarak alma imkanınız yok. Hesabınızdaki parayı siteden başka bir ürün almak için kullanabiliyorsunuz. Takas sisteminin genel amacı, cebinizden para çıkmadan işinize yaramayan bir eşyayı, ihtiyacınız olan ile değiştirmektir. Site de bu amaç doğrultusunda hareket ediyor.

Her kesimden kullanıcıya hitap edebilecek bir proje. Hepimizin evinde, artık ihtiyacımız olmayan, ancak ne yapacağımızı bilmediÄŸimiz eÅŸyalar vardır. İzlenmiÅŸ filmler, okunmuÅŸ kitaplar, eski telefonunuz, eski masaüstü bilgisayarınız… ArÅŸiv amacıyla saklanmayacak ürünler site üzerinden satılıp, karşılığında faydalı olacak ürünler alabilirsiniz. ÖrneÄŸin bir filmi izlediniz, site üzerinden sattınız ve karşılığında yeni bir film aldınız. Böylece bir film fiyatına çok sayıda film izleme imkanınız oluyor.

Sistem temel mantığı açısından güzel, bununla birlikte aşılması gereken çeşitli sorunlar bulunmakta.

Sattığınız ürünlerden kazandığınız parayı sadece site üzerinde kullanabileceÄŸiniz için, sitede ihtiyacınız olan ürünler bulunmalı ki, sistem sizin yararınıza olabilsin. Aksi halde, para sitedeki hesabınızda kalacak, ve elinizdeki ürünü boÅŸa satmış olacaksınız. Bunu düşünen insanlar, ürün satmak için önce sitenin dolmasını bekleyecektir. Böylece ” tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan ” kısır döngüsü içine giriliyor.

Aklıma takılan bir diğer nokta, sitenin kurucularının kendilerine istediği kadar para ekleyip bütün ürünleri almasını ne engelliyor sorusuydu. Bunu da şu şekilde değerlendirebiliriz. Böyle bir olay durumunda, sisteme fazla miktarda para girişi olacak, enflasyon dediğimiz başımızın belası burada da karşımıza çıkacak. Sitedeki ürünler açık arttırma üzerinden satıldığından dolayı, fiyatlar oldukça yükselecek, alım - satım duracak, ve proje bitecektir. Dolayısıyla sağlanacak kısa dönem kar karşılığında, sitenin dünya çapında kullanılması sonucunda elde edilecek kardan vazgeçilmiş olacak ki, mantıksız oluyor.

Tasarım açısından genel olarak başarılı bir yaklaşım izlenmiş. Renk seçimleri sade ve uyumlu. Bununla birlikte bu tür sitelerin sahip olduğu karmaşık yapı burada da karşımıza çıkıyor. Biraz daha yenilikçi bir yaklaşım izlenerek, minimalist bir yapı ile bir tasarım yapılması fayda sağlardı diye düşünüyorum. Ana sayfada dikkati çeken birçok etken var, bu da dikkatin dağılmasına ve odak kaybına neden oluyor. Bu konuda ilk boş zamanımda taslak bir çalışma hazırlayıp buraya koymayı düşünüyorum.

Etohum toplantısında güzel bir öneri, selcukhoca.com kurucusu Selçuk Koyuncu’dan geldi. Önerinin temelinde, sosyal etkinlikler ile projenin kullanımın arttılırması yatıyor. Örnek olarak, site üzerinden ihtiyacı olan bölgelere kitap göndermek kampanyası yapılabilir. Böylece kullanıcı, site üzerinden aldığı kitabı kampayaya bağışlayarak, kargo vb. sorunlar ile uÄŸraÅŸmadan sosyal bir alanda yardımda bulunabilir. Bu ve benzeri projeler, sitenin kullanımına bir amaç katarak, projenin büyümesine katkı saÄŸlayabilir.

Benim önereceğim konu, sitenin sistemi ile ilgili örneklerle desteklenmiş ayrıntılı tanıtım bölümlerinin hazırlanması olacaktır. Farklı bir sistem olduğundan dolayı, son kullanıcı açısından site tam anlaşılamayabilir. Özellikle sistemin hangi amaç ile ilgili kullanılabileceği konusunda örnekler verilmesi bu alanda faydalı olacaktır.

Sistemi oldukça farklı ve sıradışı olan bir proje. Görebildiğim en büyük eksiklik tasarım alanında. Umuyoruz ki, hedeflenen başarıya ulaşır, ve ülkemiz internet dünyasına katkı sağlar. Proje ile ilgili yapılan beyin fırtınasına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar (2)