İnternet dünyasında son dönemlerde sıkça duyduÄŸumuz laflardan biri de, ”Türk internet piyasasının oldukça hareketli olduÄŸu ve dünya internetine damga vurabilecek büyük bir potansiyele sahip olduÄŸu” yönünde. Lakin biraz gerçeklere sarılarak düşündüğümüzde, ”büyük genç nüfusumuzdan” baÅŸka övünülecek hiçbir ÅŸeyimiz yok. Msn, Facebook, Mirc, Chat siteleri, Social Network çeÅŸitlerinde büyük bir Türk kullanıcı kitlesi varmış. Evet doÄŸru, var ama bu övünülecek bir ÅŸey midir? Bu durum, Türk internetinin çok çok büyük potansiyellere sahip olduÄŸunu mu göstermektedir. Açıkçası biraz düşününce bunun sonu tek bir yere çıkıyor.
Abazalığa! Kim, neyi inkar edebilir Allah aÅŸkına? Millet olarak her türlü platforma saldırıyoruz resmen. Kız msni var mı? deyiÅŸleri hala internet cafe gençliklerinin 1 numaralı iletiÅŸim sözü. Bu ”büyük” potansiyele sahip Türk internet kullanıcılarının yüzde 80′ini internet cafe gençliÄŸi oluÅŸturuyor. İnternet cafelerde de ya komünsel oyunlar oynanır, ya (hala) mirc’e girilir, ya da social networklerde zaman geçirilir. Aksini iddia eden varsa buyurun buluÅŸup gidelim istediÄŸiniz bir internet cafeye. Türklerdeki bu potansiyeli kullanıcı sayısına deÄŸil de, Türk internetinde yapılan iÅŸlere bakarak söylüyoruz diyenler varsa da, onlara da inanmıyorum, inanamıyorum.
Bunca yıldır bizi global anlamda dünya internetinde söz sahibi yapacak kaç tane projemiz, internet sitemiz var? Global anlamda söz sahibi olmak isteyen Türk internet kullanıcıları elbette mevcut. Ben de bunlardan biriyim. Ama ne yapıyorlar? Ne yapıyoruz? Herkes aÄŸzına dolamış bir ”Türkiye’de potansiyel çok fazla” sözünü. Herkes bir ÅŸeyler yapmaya çalışıyor internette. Dolayısıyla Türkiye de yavaÅŸ yavaÅŸ site çöplüğü olmuÅŸ durumda.
İğneyi kendimize batıralım önce. Bir bakalım neler yapıyoruz taklit etmekten baÅŸka. Exoin.Com diye bir proje var. Hakkında bir ton yazıldı, çizildi. Anlamıyorum, anlayamıyorum. Twitter diye bir proje çıktı, hemen uyarlamaya baÅŸladık Türkiye’ye. Bu sistem ülkemize uyar mı, uymaz mı, pazar potansiyeli nedir, ne ÅŸekilde yapılması gerekir hiçbir araÅŸtırma yapmadan; ya tutarsa mantığıyla bir ÅŸeyler yapıyoruz. Tabii ki taklitlere alışığız, bunları yapanlar elbette olacak, ama neden bu kadar büyütüyoruz? Exoin üzerinden gittim, sadece bununla sınırlı da deÄŸil taklitler. Åžu yazıyı okursanız, ne demek istediÄŸimi daha iyi anlayacaksınız.
Hadi geçelim taklitleri, global anlamda iÅŸ yapmaya, pazar kapmaya çalışan giriÅŸimcilerimiz de var. Emre Sokullu da bunlardan biri. Fikirlerine ve hırsına büyük saygı duyduÄŸum bir insan. Grou.ps projesiyle gündemde bayağıdır. Lakin gerçekten Emre Sokullu’ya yakıştıramadığım amatörlükler barındırıyor. Dünya internetinde bu kadar büyük ses getirmiÅŸ bir projeye de, sadece Türk bir yatırımcıdan, sadece 1.1 milyon$ yatırım alması oldukça düşündürücü. Alaettin’in ilerleyen günlerde bu konuyla ilgili bir inceleme yazısı yazacağını sanıyorum; zira kendisi Grou.ps’u uzun süredir takip etmekte. Grou.ps’u pek bilmeyenlere ve Emre Sokullu’yu tanımayanlara, ÅŸu yazıyı okumalarını kesinlikle tavsiye ederim.
Gelelim bir baÅŸka büyük(!) projeye. Mondus.net‘e. Ülkemizde ”Türkiye’nin yerel Facebook’u” olarak lanse edildi uzun süredir. Cem SertoÄŸlu, Türkiye’ye Amerika’dan dönüş yapmış, orada büyük projelerde yer alıp, önemli iÅŸlere imzasını atmış ve deÄŸerli tecrübeler kazanmış bir isim. Mondus.net gibi bir projeyi ”çekip çevirememesi” gerçekten de bende hayal kırıklığı yarattı. Zaten Mondus, aynı hayal kırıklığını kendisinde de yaratmış olacak ki; Mondus’tan ayrıldı kendisi evvel zaman içinde. Mondus.net ile ilgili Webrazzi‘deki bir yazıya yorum yapmıştım. Aynı ÅŸeyleri tekrar tekrar yazmayı sevmem, yorumumu aynen kopyalıyorum buraya:
”Öncelikle iyi günler dilerim. Cem Bey’in açıklamaları çok yerinde olmuÅŸ. Lakin Mondus’u incelediÄŸimde, kafamda bazı soru iÅŸaretleri oluÅŸtu. Bunlardan biraz bahsetmek isterim.
Siteye girdiğimde, ’sanki üye girişi yapmışım gibi’ bir tabloyla karşılaştım. Sol tarafta tam tamına 29 adet ikon grubu var ve bu bence büyük bir karmaşa yaratmış. Hangisine tıklasam ‘üye olmanız gerekmekte’ ibaresiyle karşılaştım. Yani madem bunlara tıklayamıyorum, neden orada onları görmek zorundayım sormak istiyorum. Ayrıca site üyesi değilim, sadece ‘üye olmak için’ biraz fikir edinmek vesilesiyle gezmek istiyorum. Burada büyük bir tasarım hatası yapılmış. Sadece görsel tasarımdan bahsetmiyorum. İçeriksel tasarım olarak da hatalı. İçeriksel tasarımın en iyi olduğu durum, kuşkusuz ‘’site tour�? kavramının en iyi şekilde yaşatılmasıdır kullanıcılara farkettirmeden. Ben sitede bırakın tur yapmayı, sadece birkaç grup ve üye fotoğrafı görmekten başka bir şey yapamadım ‘akışkanlık’ adına.
Sözlük olayına gelince. Markalaşma adına ölümcül bir hata yapıldığını söylemeliyim. ‘Odaklanma’ kavramından tamamen uzak, sırf içerik zenginleştirilsin, sözlük severler de Mondus’a üye olsun amacı güdülmüş. Kaldı ki sözlük formatı Türkiye’de fazlasıyla eskidi ve artık unutulmaya yüz tutmuş bir tarzı, markayı baltalamak uğruna sisteme entegre etmenin; alınmaması gereken bir risk olduğunu düşünüyorum.
Amacım kesinlikle kötülemek değil Mondus’u. Lakin bunlar, Cem Sertoğlu gibi tecrübeli bir ismin yapmaması gereken hatalar. Yine söylüyorum, bunların hata olduğunu sadece ben düşünüyorum. Başkalarına göre hata olmayabilir, ama açıkçası benim ilk izlenimlerim bu yönde.
İsim konusuna gelince, Google gibi bir örnek varken, her isim markalaÅŸtırılabilir. Önemli olan reklamdan önce ‘tanıtımın’ profesyonelce yapılması.”
Yani sonuç olarak demek istediÄŸim, Türk internetini biraz fazla mı abartıyoruz ne? Arda Kutsal’ın da kiÅŸisel blogunda deÄŸindiÄŸi gibi, ”global proje üretmek gerekiyor” . Gerekli zeka, inanç, (aranırsa bulunacak) gerekli yatırım, vizyon, kurnazlık… Hepsine sahibiz. Yeter ki artık taklit etmeyi bırakalım ve ”Türkiye’de çok büyük potansiyel var” zırvalıklarını bırakalım. Global anlamda bir ÅŸeyler yapmak istiyorsak, ”Dünyada çok büyük potansiyel var” demeye baÅŸlayalım.

Birinci sınıf bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.
Maalesef birbirimizi abartmaktan ve övmekten eksiklerimizi göremiyoruz.
Merhaba Taci
Yazılarını uzun süredir takip ediyorum. Türk internet sektörü hakkında güzel eleÅŸtirilerin ve önerilerin oluyor. Yazında exoin.com’un twitter klonuymuÅŸ gibi lanse etmene girmeyeceÄŸim.
Söylemek istediÄŸim, dünyada ses getirecek büyük projeler yapabilmek için öncelikle iyi bir donanım altyapısını, yetiÅŸmiÅŸ elemanlara, iyi bir pazara ve bence en önemlisi organizasyonel anlamda baÅŸarılı olabilecek çekirdek kadroların bir araya gelmesine ihtiyacımız var. YetiÅŸmiÅŸ eleman dışında diÄŸer kriterlere henüz sahip olmadığımız inancındayım hatta Amerika dışındaki pazarlarında (Avrupa, Asya) büyük eksikleri olduÄŸunu söyleyebilirim. Ses getirecek bir proje için ÅŸu anki dünya düzeninde operasyonunuzun tepesinin Amerikada olması ve ordan yönetilebiliyor olması gerekmektedir. Türkiye’ den baÅŸlıyarak yaygınlaÅŸacak bir projenin eÄŸer global anlamda yer edinmek istiyorsa yerel operasyonlara önem vermeli ve tepe operasyonunu amerikaya taşıması gerekmektedir.
Exoin projesi ilk etapta ingilizce olarak yayına başlamasına karşın aldığımız eleştiriler ve öneriler doğrultusunda yerel pazarda Türkçe yayına açmayı tercih ettik. Bunun en önemli nedeni global pazarlarda operasyonu üstlenebilecek bir kadromuzun ve yatırımımızın olmayışıdır.
Agrasif gördüm seni. : )
Dediklerinin çoğuna aslında katılıyorum, fakat girişimcilerin yani projelerinin bir şekilde parlak yanlarını göstermeye çalışmalı, bu şekilde diğerlerini(eksik bu adamlar, daha iyisini ben yaparım diyenler) cesaretlendirmeli ve senin gibi (eleştiri yapabilecek yetide olan) kişilerle de fikirleri geliştirmeliyiz.
Abazalık kötü bir ÅŸey deÄŸildir bu durumda : )) Yönlendirilmeyi bekleyen bir yığın kullanıcının ‘user bahavior’ıdır. ; )
Arkadaşlar, yorumlar için ne kadar teşekkür etsem azdır. Gerçekten de okuyunca hepsinden ayrı ayrı haz aldım.
Sevgili Haluk, Hasan ve Erhan; çok çok teşekkür ederim. Cevaplarıma geçeyim.
@Haluk
Birinci sınıf bir yazı olarak nitelendirmen beni çok sevindirdi, yorumun vesilesiyle sitene girip hakkında
biraz bilgi sahibi oldum. Tanışmış olduğumuzu kabul ediyor, memnun oldum diyorum.
@Hasan
Aslında Exoin üzerinden gitmemin nedeni, projenizin gerçekte ne kadar ses getirdiğini gösteriyor. Benim üzerinde
durduğum -veya durmaya çalıştığım- şey, eğer bir uyarlama yapacaksak, bunu pazar payı ve potansiyeli gözeterek,
gerekli argeleri yaparak, içine o bölgeye hitap eden inovasyon nitelikli uygulamalar koyarak yapmamız gerektiğiydi.
Aksi halde taklit olmaktan öteye geçemiyor. Exoin daha yolun çok başında, tabii ki birebir Twitter klonu demek
haksızlık olur, ama az önce bahsettiğim stratejiler olmadan da çok yol alınması imkansız bu konuda. Eleştiriler
ne kadar acımasız olursa, o kadar akılda kalır ve etkili olur diye düşünüyorum. Exoin’in daha önünde uzun bir yol
var. Bu modelin Türkiye’ye adapte olması biraz zaman alacak bir iÅŸ. Ama adapte olduÄŸunda da bu iÅŸten ilk ekmek
yiyecek olan projenin de Exoin olacağını düşünüyorum. Sizden ricam, isteğim, Exoin için biraz daha kafa yorulması
yönünde. Bu konuda da elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız.
Diğer yorumlarına gelince, tamamiyle katılıyorum. Global anlamda projeler üretmek için daha çok tazeyiz Türk internet
kullanıcıları ve proje geliştiricileri olarak. Gerek yatırım anlamında, gerek iyi yetişmiş tecrübeli elemanlar
anlamında, gerekse donanım anlamında gerçekten büyük eksikliklerimiz bulunuyor. Lakin burada da üzerinde durmaya çalıştığım
ÅŸey, ”daha çok yolumuz var” demekten ziyade, aslında içimizdeki cevheri ortaya çıkarmamız yönünde. Biraz destekli
planlar ve programlar yapılırsa, hem donanım altyapımız hallolur, hem nitelikli elemanlar yetişir, hem de tecrübe
kazanırız. Önemli olan ‘beklemek’ deÄŸil de bir ÅŸeyler yaparak bu süreci hızlandırmak.
Dünyada ses getirecek projelerin tepelerinin Amerika’da olması gerektiÄŸine ise kısmen katılıyorum. Bu projenin
Takip ediyor olman da beni ayrıca onurlandırdı, teşekkür ederim.
niteliğine göre değişir bence. Eğer projenizi hayata geçirebilecek kadar potansiyeliniz varsa ve projeniz de
kalite ve kullanışlılıktan ziyade, yaratıcıysa ve hoÅŸa giden özellikler barındırıyorsa, Sudan’da da baÅŸlasanız,
zamanla size yönelen ilgi, yatırıma dönüşecektir ve kendinizle birlikte projeniz de California semalarında süzülecektir
diye düşünüyorum
@Erhan
Agresif yazıyorum biraz, haklısın
Ama senin de söylediğin gibi, bu kafa yapısına sahip insanlarla birlikte
Öperim gözlerinden.
hem kendimizi, hem de Türk internetini geliştirebiliriz bir nebze de olsa. Varımızı ve yoğumuzu da dökmeye
ezelden beridir hazırız zaten
‘global proje’den kastettiginiz nedir? Sadece Türk’lere degil, butun dunyaya hitap eden bir projeden mi bahsediyorsunuz? Yoksa tamamen yepyeni bir fikir ortaya koyan bir projeden mi? Neden böyle bir gereksinim var?
Alando basarisiz bir proje miydi sizce sirf ebay taklidi oldugu icin?
Cember.net basarisiz bir proje mi? Gittigidiyor?
Nike kötü bir marka mi oluyor sirf Converse’ten sonra cikti diye?
Bu kadar yenilikci bir yaklasiminiz varsa neden sitenizin ismi vebiki.com? ‘W’ yerine ‘v’ kullaninca mi orijinal olunuyor?
Günlük hayatta sık sık kullanılan ‘abi adamlar yapmış, bizde olsa…’ kompleksli düşünce yapısını sanal aleme de mi taşıyacağız?
Yepyeni birsey gelistirmek degildir illa gerekli olan; bazen bilinen bir seyi yapmak ama onu tam anlamiyla iyi yapmak da yeterince yeterli olabilir.
Türk insanını, onun emeğini bu kadar küçümsemenin ne anlamı var? Özellikle kendisi bu alanda hiç bir projeye katkida bulunmayan birisi tarafindan? (http://www.google.com.tr/search?q=%22taci+yalcin%22)
Asım Bey, öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sorularınızın muhatabı olarak cevap vermek istiyorum.
Öncelikle global projeden kastım, global proje neyse o. Yani global=küresel demektir. Elbette bütün dünyaya hitap eden bir projeden bahsediyorum.
Global kelimesinden tamamen yepyeni bir fikir ortaya koyan bir proje anlamını nasıl çıkardınız, doğrusu merak ediyorum.
Alando, Alman kardeÅŸlerin pek de global olmayan bir projesiydi. Türk internetiyle alakalı olmadığını düşünüyorum. Bu arada Alando’yu kuranlar, yemeksepeti.com’a da ortak olmuÅŸlar, yeri gelmiÅŸken belirtelim.
Ben global anlamda başarılı proje çıkaramadığımızdan bahsetmiştim. Aksi halde Türkiye çapında oldukça başarılı projelerimiz var. Sizin de dediğiniz gibi Çember.net, Gittigidiyor bunlardan birkaçı. Hatta çoğaltabiliriz de,
Yonja, Mynet vs. Ama global anlamda zerre başarılı olduklarını söyleyebilir miyiz? Tekrar söylüyorum, benim kastettiğim global anlamda başarıydı. Global kelimesinin anlamını yazının başında vermiştim, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız sanırım.
Nike-Converse konusuna gelince. İnanın hiçbir alaka kuramadım. Benim eleştirdiğim nokta (verdiğiniz örnek üzerinden gidecek olursak) 2. ayakkabı markası olmak değil, ikinci aynı model ayakkabı markası olmak.
Yenilikçi bir yaklaşımımız olduğu doğru, lakin blogumuzun global bir blog oldugunu iddia etmedik, öyle olsaydı ingilizce çevirilerini de koyardık. Bu yüzden isim konusundaki görüşlerinize katılmıyor, katılamıyorum. Ayrıca isim konusunda çok sağlam kaynaklardan aldığımız tepkiler, oldukça
güzel.
”Abi adamlar yapmış, bizde olsa..” kompleksine elbette girmememiz gerekiyor. Aynı ağızla cevap verecek olursam, ”Elin oÄŸlu yapıyor, biz neden yapamayalım?”
İrdelemek istediğim soru bu aslında. Çünkülerin üzerine gidip, seyirci kalmayalım diye.
Dünyanın en ünlü CEO’ları ve marka guruları ”yeni bir fikir olması gerekmez, basit bir ÅŸey de iyi yapılırsa baÅŸarılı olur” derken, sondan birinci paragrafınıza benim de katılmamam mümkün deÄŸil.
Son paragrafınıza gelince. Türk insanını, onun emeğini bu kadar küçümsemenin
ne anlamı var diyorsunuz. Bense ortada bir emek olmadığını iddia ediyorum.
Yazıda da söyledim, varsa lütfen gösteriniz. Onların üzerinden konuşalım.
Kendisi bu alanda hiçbir projeye katkıda bulunmayan birisi diyorsunuz, üzerinde olduÄŸum projeleri lanse etmeyi sevmem, fakat yaptığım iÅŸleri bilmeden hiçbir katkıda bulunmadığımı iddia etmenizi birazcık insafsızlık olarak görüyorum. Yakın zamanda adımı sıkça duyacağınızı düşünüyorum. Birini eleÅŸtirmek için, önce onun hakkında bilgi sahibi olmanız gerektiÄŸini düşünüyorum. Bu bilgiyi de Google’da aramak yerine, önce onu tanımayı tercih etmenizi öneriyorum.
Sivri ve iÄŸneleyici yorumlara bayılıyorum, lakin içinde birazcık da olsa ”haklılık” barındırdığı takdirde. Tekrar teÅŸekkürler yorumlarınız için.
Yazı baÅŸarılı olmuÅŸ genel anlamda. Asım Koçak’ın sorularına ben de cevap vermek isterim.
Sizin de söylediÄŸiniz gibi, bilinen bir ÅŸeyi yapmak ama onu ” TAM anlamıyla İYİ yapmak ” da yeterince yeterli olabilir.
Yukarıda eleÅŸtirilen siteler ise, kendi alanlarında yaptıkları iÅŸi ” TAM anlamıyla İYİ yapamadıkları ” için eleÅŸtiriliyorlar. Ki eleÅŸtiriler sadece bu sitelere deÄŸil, genele.
EmeÄŸi küçümsemek, hayır. Emek, insanın sınırsız sahip olmadığı ” zaman ” kaynağını kullandığı için deÄŸerlidir tabiki. Bununla birlikte emeÄŸin hangi alanda nasıl verildiÄŸi önemlidir.
Dünya genelinde varolan bir projeyi, Türk kullanıcıları için uyarlamak mantıklı bir harekettir, eÄŸer bir katkı saÄŸlayacaksa. Ancak bunu saÄŸlayamayan projeler Türkiye’de ne yazık ki çok fazla sayıda. İnternet dünyası ile biraz ilgili biri, bu konuda benimle hemfikir olacaktır zannımca. VerdiÄŸiniz örnekler baÅŸarılı örnekler, peki bu örneklerden kaç tane sayabilirsiniz ? İki elin parmaklarını geçecekmidir. Peki bu sayıyı, yabancı bir projeyi taklit edip baÅŸarısız olan projelerin sayısı ile oranlarsak, nasıl bir oran ile karşılaşırız sizce ?
Peki, biz bu emeÄŸi daha büyük hedeflere ulaÅŸmak için kullansak ? Yaptığı iÅŸi ” TAM anlamıyla İYİ yapan ” projeler geliÅŸtirmek için kullansak ?
Yazıda sevgili Taci’nin dikkat çekmek istediÄŸi noktada bu zaten. Neden yaptığı iÅŸi ” TAM anlamıyla İYİ yapmak ” için üretilen, baÅŸarılı projeler ile uÄŸraÅŸmak yerine, baÅŸarısız taklitlerle uÄŸraşıyoruz ? Kısıtlı bir kaynak olan zamanı ve emeÄŸi boÅŸa harcıyoruz ?
Bir Larry page ve Sergey Brin’den (google), Mark Zuckerberg’den (facebook), Chad Hurley and Steve Chen’den(youtube) ,Jerry Yang and David Filo’dan (yahoo), Matt Mullenweg’den (wordpress), Kevin Rose’dan (digg) ne eksiÄŸimiz var millet olarak ? Zeka, yetenek, imkan, yaratıcılık, düşünebilme, zaman ? Hiç sanmıyorum.
Dilerdim ki, yukarıda saydığım isimler arasında Türklerde bulunsaydı. Yeni yeni duyulan isimler var, umarım bu isimler ve daha birçokları da, bulunacaktır.
Son olarak, ekip arkadaşım Taci ve diğer ekip arkadaşlarımız ile, büyük projelerde isimlerimizi duyacağınızı umuyoruz.
Sevgiyle.
Grou.ps’ta urun olarak sahip oldugumuz bazi hatalarin farkindayiz. Biz bir startup’iz ve hizli gelisme asamasinda boyle hatalar olabiliyor, rakiplerimizde de benzer hatalara rastliyoruz; bu yeni ve hizla gelismekte olan bir alan. Iste bu funding’le, her ne kadar yetersiz bulsaniz da, biz bu aciklari kapatmaya, urunu mukemellestirmeye ve marketing’e agirlik vermeye calisacagiz. Tesekkurler.
@Emre Sokullu
Bir proje geliÅŸtirici olarak eleÅŸtirileri kabul edip dikkate almanız bir oldukça umutlandırıcı. Umuyoruz ki, grou.ps ‘ u ve daha bir çok türk projesini dünya genelinde kullanılır projeler arasında görürüz ilerleyen zamanlarda.
Merhabalar Emre Bey, açıkçası blogumuzu takip ediyor olmanız bizleri sevindirdi. Hatalarınızın farkında olmanız büyük bir erdem, tebrik ederim. Funding olayına gelince, Grou.ps’un içerisinde olmadığımız için, yeterli olur mu elbette çok fazla kestiremiyoruz lakin önemli bir rakam olduÄŸu aÅŸikar. Benim deÄŸinmek istediÄŸim asıl nokta, funding’in Türk bir yatırımcıdan gelmesiydi. Bu funding’i çok doÄŸru bir ÅŸekilde kullanacağınıza gönülden inanıyorum. Marketing’e ağırlık vereceÄŸinizi söylemeniz de çok güzel oldu, zira uzun zamandır Grou.ps’tan marketing anlamında ciddi atılımlar bekliyorduk. BaÅŸarılar dilerim.
[...] ya amatörce bitirilmeden planlanmış, ya da 3.sınıf internet kullanıcılarına hitap ediyor. Åžu yazımda ise, baÅŸka bir arkadaÅŸlık sitesi olan Mondus.net‘e ufaktan deÄŸinmiÅŸtim [...]