Sevgili Fatih Pakdamar‘a uzun zamandır bir inceleme yazısı yazmaya söz vermiÅŸtim kendi sitesi HediyeDenizi.com için. O yoÄŸunlukta kaynadı gitti, ve ben pek tabii ki unuttum bu yazıyı yazmayı. Fatih Pakdamar, sektörde oldukça paylaşıma açık, her türlü görüşe saygılı ve aynı zamanda Web 2.0 servislerini etkin kullanan bir giriÅŸimci. Affına sığınarak dilimin sivrilebileceÄŸini önceden belirtiyorum. Dilimin ayarı böyle konularda pek yoktur çünkü.
Web 2.0 servislerini etkin kullandığına ve sektörü anlık olarak takip ettiÄŸine kimi zaman ÅŸahit olduÄŸumdan dolayı; aklıma direk ”Web 2.0 felsefesinden uzak, tasarımından konseptine, sloganına kadar rezalet bir siteyi kimin aklına hizmet yaptığı” düşüncesi geldi.
İlk ve en önemli önerim, tasarımın baştan aşağı değişmesi yönünde. Baştan aşağı derken, lafın gelişi söylemiyorum. Komple bir yenilenmeye gidilmeli. V2 gibi düşünelim bunu. Önereceğim şeyler gözünüzde büyüyebilir, fakat emin olun birkaç günden fazlasını almayacak işler. Bir projeyi ayağa kaldırmak için de, sanıyorum birkaç gün harcanabilir.
Kesinlikle ve kesinlikle, profesyonel ve trendleri anlık takip eden, modern bir tasarımcıyla çalışılmalı. Bakın sadece profesyonel demiyorum. Herkes profesyonel çünkü. Fazla profesyoneli de iyi deÄŸil. Bu konuda önerebileceÄŸim birkaç isim var. ÇoÄŸu arkadaşım. Lütfen beni bağışlasınlar ismini söyleyemediklerim. Çünkü ilk aklıma gelenleri söylüyorum. ÇaÄŸatay Öztürk. Fakat sanırım ÅŸu aralar çok yoÄŸun. Elinde çok proje var bildiÄŸim kadarıyla. Alternatif bir isim de önerebilirim. Aynı zamanda Vebiki’de de yazan Hakan Deryal. Kendi başına bıraksan o kadar yaratıcı iÅŸler çıkaramaz belki ama kafa kafaya verdiÄŸimizde harikalar yaratabiliyoruz
 Şaka bir yana tabii.
Ortada, sitenin tümünü kaplayan koskoca ”tüm kategoriler” listesi, tek bir satır olarak en üste menü ÅŸeklinde alınmalı. Veya daha minimalist bir yol düşünülmeli. Benim ilk aklıma gelen bu. En mantıklısı da böyle olur çünkü koskoca sitenin ana çerçevesi (main frame dediklerinden) kategorilere harcanmış tamamen. Yazıktır. Kullanışsızlık had safhada.
Logo, markayı en iyi anlatacak ÅŸekilde tasarlanmalı. Yani ben bu sitenin adını ”hediyeblabla” koysaydım, sizin logonuz uyar mıydı benim siteme? Uyardı. Çünkü sadece bir hediye paketinden ibaret. Yaratıcılıktan uzak. Yani logo, yanlış bir logo. Aslında yanlış deÄŸil tam olarak. Eksik diyelim. Font ve renk seçimine hiç deÄŸinmiyorum zaten.
Sol üstte hemen logonun altında bulunan slogan hemen değişmeli. Benim bu yazıya attığım başlık bile daha güzel slogan olur. (Ciddiyim) Hem akılda kalıcılık adına, hem atasözünden devşirme olmasıyla, hem de markayı olduğu gibi içinde gizliyor olması adına. Haa, biraz saçma salak ama olur o kadar. Sitenin hitap ettiği kitlenin eminim hoşuna gidecektir. Veya dediğim gibi, daha yaratıcı ve akılda kalıcı bir slogan bulun. Nike - Just do it gibi bir slogan üretin demiyorum size. Ama biraz daha yaratıcılık istiyorum. Fazlasını değil.
Sloganın hemen altında bulunan ”ErkeÄŸe hediye, Bayana hediye” gibi seçenekler inanın daha itici olamazdı. Kendimi umumi tuvalete giriyormuÅŸ gibi hissettim. Bunun yerine, kiÅŸi gruplarını farklı bir yere, hoÅŸ bir ÅŸekilde monte ederseniz, ve bunları da ”Erkek, Kadın, Çocuk, Pet ürünleri” olarak isimlendirirseniz; inanın daha şık olur, olacaktır. ”Sevgiliye hediye” bölümünün ise farklı konumlandırılması gerektiÄŸini düşünüyorum. İnsan genelde sevgilisine hediye alır zaten. Bu bölüme yazımın ilerleyen kısımlarında deÄŸineceÄŸim.
Sitedeki çoÄŸu yazılar, başından sonuna kadar didik didik taranıp, yazım ve noktalama hataları düzeltilmeli. Küçük bir ayrıntıdır belki, ama en çok buna takarım ben ”kurumsal” bir sitede.
Doğum gününde neler olmuş bölümü ise, gerçekten kullanıcı kitlesinin ilgisini çekecek türden. Dediğim gibi, tasarım baştan aşağı yenilenir ve o bölüm de sitenin tepesinde değil de, daha göze sokulmayan ama en az o kadar belirgin bir yerde konumlandırılmalı. Doğduğum günü okuyana kadar canım çıktı. Aşağıya kadar in in bitmiyor. O sayfanın da menülendirilmesi lazım. Ama dediğim gibi kitle çok sevmiş bu bölümü, sitenin marketing çalışmaları bile bu bölüm üzerinden yürütülebilir. En basitinden, birine doğum günü hediyesi aldığını belirtir kişi hediyeyi alırken; sen de hediyeyi yollarken ya o kişinin mailini istersin, doğum gününde neler olmuş sayfasını mailine atarsın; ya da güzel bir çıktı alıp hediyenin yanına iliştirirsin. Güzel bir jest olur.
Åžu kayan yazı sendromundan da bi’ kurtulalım artık. ÇaÄŸ öncesinde kaldı. Ayrıca en saÄŸda tarihin altındaki 1′den 8′e kadar olan bölüm neden saklanmış oraya, mantığı nedir kavrayamadım. Sok kardeÅŸim milletin gözüne iÅŸte güzel bi efektle. Ortaya 3 tane sabit hediye koyacağına, oraya (haber sitelerindeki gibi) büyükçe hareketli halde koy. Bak ne güzel oluyor.
“Tavsiye et, 15000 hediye puanı kazan” fikri fena deÄŸil. Yalnız bu kampanya neden sitenin en altına, küçücük bir ÅŸekilde saklanmış, onu da anlayamadım. Kimse tavsiye etmesin diye mi?
“Madem öyle, aÅŸkını tüm dünya duysun” uygulamasını saçma ve gereksiz buldum. Hediye sitesi mi, izdivaç sitesi mi karıştırıyor insan. Ben olsam koymazdım. Ama koyacağım diyorsanız da; bunu bir ÅŸekilde hediyeyle birleÅŸtirmeniz lazım.
“Sevgiliye Hediye” mevzusuna geleyim. Bu bölüm öncelikle ilgi çekici olmalı. GirdiÄŸim zaman, sevgilimin karakter özelliklerine göre hediye seçebilmeliyim. ÖrneÄŸin ”Sevgiliniz nasıl biri?” -tabii ki cinsiyet seçtikten sonra- sorusuna atıyorum “Çok ateÅŸli” seçeneÄŸini iÅŸaretlersem; gelsin kırbaçlar, gelsin kelepçeler… Misal yani, bunu oturup ciddi bir biçimde düşünerek kategorize etmek çok zor deÄŸil. Tatlıysa ayıcık çıksın, ne bileyim romantikse ona göre bir ÅŸey çıksın falan filan.
“Sanal Hediye Uygulaması” öneriyorum. Tanesi 1 ytl’den hoÅŸ görünümlü gül, çiçek, ıvır zıvır satılabilir. DoÄŸum gününde uzaktaki sevgilisine 50-100 tane sanal gül gönderecek hıyar çok var bu ülkede. Güllerin olduÄŸu hediye denizi logosuyla taçlandırılmış güzel bir sayfa gayet iÅŸ görebilir. Bu projeyi neden mi önerdim? Elbette Ersan Özer ve istanbul, ankara, izmir.net sitelerinden esinlenerek ve oradaki getirisini göz önünde bulundurarak.
Alttaki reklamların yerleri güzel. Fakat deÄŸiÅŸen tasarımla birlikte daha hoÅŸ sponsor kutuları yapılmalı. Sponsor sayısını artırmakta sakınca yok, aÅŸağıda olduktan sonra. Fakat sol taraftaki reklam gibi görünen yerde, hediyedenizi kendi reklamını koymuÅŸ. O bölüm hiç olmamış. O reklamı oradan kaldırıp, ”Buraya reklam vermek ister misiniz?” gibi bir yazı bile, bundan daha iyi olacaktır eminim.
Günün belirli saatlerinde, online chat desteği de verilmesi şart. Sadece telefonla destek günümüzde pek hoş karşılanmıyor. Düzelteyim, en azından ben hoş karşılamıyorum.
En saÄŸdaki ”hediye arama” bölümü çok küçük ve dışlanmış. Bu kargaÅŸada ben bir hediye arıyorsam arama bölümüne sığınırım. Daha da göz önünde olmalı. Ayrıca ”Anasayfa” butonunun yerini de oradan en baÅŸa kaydırmak lazım. Kullanıcı alışkanlığı diye bir ÅŸey var. Göz önünde bulundurmak lazım.
Blog’u güzel bir tasarımla yapmak ve olabildiÄŸince güncel tutmak lazım. Güncel tutmak derken, son post örneÄŸinde olduÄŸu gibi ÅŸiir yazmayın. Aktif olun ve diÄŸer kurumsal bloglarla “sürekli” etkileÅŸim halinde olun.
Ciddi ödülü olan bir yarışma düzenleyin. Bu yarışmanın asıl amacı, siteyi tanıtmak üzerine olsun. Belki fikir verebilir diye, şuraya bir göz atabilirsiniz.
“%100 Müşteri Memnuniyeti” demiÅŸsiniz ama kim bunun kararını verdi? Siz verdiniz. Yanlış bir hareket. Oraya ziyaretçi defteri koymuÅŸsunuz ama, o ziyaretçilerden gelen yazıları kim onaylıyor? Siz. E nerde kaldı bunun güvenilirliÄŸi? Kaldırılsın mümkünse. Zira sitenin her tarafı ziyaretçi defteri dolu. DoÄŸum günü, müşteri memnuniyeti, aÅŸkını duyur vs. vs. Bir yere koyun, kullanıcılar oraya yazsın. Her yere koymanıza gerek yok.
“Kullanıcı giriÅŸi, üye ol” kısımlarının da bulunduÄŸu bölüm, fazla küçük ve fazla görünmez olmuÅŸ. Kalabalığın arasında kaybolmuÅŸ. Bunu kolaylaÅŸtırmanız lazım.
Ürünleri doğru listeleme, her kategoriye bir menü yapmakla olmaz. Görsel ve yerleşim olarak da doğru listelemeniz lazım. Hediyelerin içinde kayboldum. Sloganınızla tam olarak zıtlaşan bir görüntü söz konusu. Ben sizi tanımasaydım, bu siteye bir kere girer ( o da tesadüfen olurdu muhtemelen), bir daha da uğramazdım. Evet, sen kimsin diyebilirsiniz. Ama benim gibi düşünen kullanıcıların sayısı az değildir, sürekli olarak artacaktır da. Emin olun.
Alt bloglar açın. Her çalışanınızın bir blogu olsun. O blogların da kendi kullanıcı kitleleri olur düzenli güncellenirse. Potansiyel müşterileri siz beklemeyin, ayaklarına gidin. Yapacak durumunuz varsa; Facebook için appliation yapın, ücretsiz sanal hediye göndersin insanlar. Tamam, var böyle uygulamalar, biliyorum. Bir tane de sizin olsun. İlk olun, Facebook’u sallayın demiyorum ki. Gerek bloglarla, gerek web 2.0 servislerle, gerek uygulamalarla web sitenizi düzenli olarak ”besleyin” diyorum.
Tüm bu söylediklerime ek olarak, viral kampanyalar yapın. Viral videolar hazırlayın. Kullanıcılarınızı hem eğlendirin, hem de sizi dilden dile dolaştırmalarını sağlayın. Yok hayır, o kadar da fazla tüyo vermeyeyim
Dayanamadım, vereyim. Sanal çiçek vs. uygulamasından ziyade; her hediyenin sanalını ücretsiz olarak gönderme ÅŸansı verin. Yani bu ne demek? Adam ücretsiz sanal hediye gönderdiÄŸini sanacak, ama aslında benim sitemin reklamını yapacak. Yani bir nevi üstü kapalı davetiye. Bunu bir de çok büyük bir iÅŸ yapıyormuÅŸ gibi ballandırıp, ”HediyeDenizi.com’da ücretsiz olarak sanal hediye gönderme uygulaması baÅŸladı” gibisinden dillendirdin miydi, tadından yenmez ha yenmez.
Sürç-ü Lisan (Böyle yazılıyordu değil mi?) ettiysek affola başta da belirttiğim gibi.
SevdiÄŸimiz postu yerden yere vururuz biz deyip, sıvışayım…
Â